Günün Haberleri   |   Giriş sayfam yap   |   Favorilere ekle   |   Künye   |   İletişim   |   Sitene haber ekle


 
Hava Durumu VAN
14 / 3
 
 
 
 
 
Anne, çocukların sorunlarını babaya nasıl aktarmalı?
Anne, çocukların sorunlarını babaya nasıl aktarmalı?
 
Anneler çocuklarının sorunlarını ilk elden çözmeye çalışır. Babaya birçok sorun aktarılmaz. Babanın haberdar ol-duğu sorunlar ise kimi zaman aşılamayacak bir hale dönüşmüş olabilir.
 
24.1.2012 - 07:12

Psikolog Ayşe Handan Özkan, annelerin üs-tesinden gelemedikleri problemi abartmadan, felaket senaryosuna dönüştürmeden babaya aktarmasını öneriyor.
Ailede çocuğun sorunları ile genellikle anne ilgilenir. Kimi anne bu durumu babaya yansıtmadan çözmeye çalışır. Bu da ilerleyen günlerde problemin daha da büyümesine sebep olabilir. Kimi de babayı hemen haberdar eder, netice olarak anne-çocuk ilişkisi zedelenir, çocukta anneye karşı bir güvensizlik oluşur. Sorun karşısında iki ara bir derede kalan anne, nasıl bir yol izlemeli ki, iki tarafı da memnun etsin? Öncelikle olayın mahiyetine bakmak gerektiğini söyleyen psikolog Ayşe Handan Özkan, "Büyük bir problem ise abartmadan, felaket senaryosu oluşturmadan, uygun bir dille babaya aktarılmalı ve olumsuz durum birlikte aşılmalı." tavsiyesinde bulunuyor.

Özkan, toplumda her problemi annenin çözmesi gerektiği algısının yanlış olduğunu ifade ediyor. Bu durum da babanın kendisini sorunlardan soyutlanmış hissettiğini belirten Özkan, ayrıca bir problemle yüzleştiğinde ne yapacağını bilemez hale geldiğini söylüyor. Ayşe Handan Özkan, "Bir baba, daha küçük yaşlarında çocuklarının basit sorunları olduğunda ne yapılacağına dair bir tecrübe edinmez ise büyük problemler karşısında ya tepkisiz kalabilir veya aşırı tepki gösterebilir." diyor.

"Çocukla ilgili sorunları baba da bilmeli" diyen Özkan, ancak öncelikle sorunun mahiyetine bakılması gerektiğini belirtiyor. Özkan, babaya aktarılacak hususun 'Büyük bir problem mi? yahut değil mi?' olduğuna dikkat etmek gerektiğini aktarıyor. Bazı sorunlar karşısında baba haberdar edilmemiş ise bu durumun aile içinde büyük kavgalara sebep olabildiğini belirten Özkan şöyle konuşuyor: "Bu, birkaç kez tekrar etmiş ise eşler kendi aralarında tartışıp, problemin gidişatını saptırabiliyor. Mevzu, çocuğun problemi olmaktan çıkıyor, sorunlu durumu kendi geçmişte yaşadıkları sıkıntıların bir örüntüsü olarak değerlendirerek birbirlerine şiddet uygulayabiliyorlar. Baba bu sorunlardan haberdar olduğunda problemi daha çok büyütüp, evde huzursuzluk oluşmasına neden olacak şekilde davranabiliyor. Çünkü kendini aileden soyutlanmış veya dışlanmış hissediyor. Bu nedenle babaya lisanî hal ile de olsa konular aktarılmalı."

Özkan'a göre annenin tek başına aşabileceği bir durumu, bir tür felaket senaryosu ile babaya aktarması aile içinde huzursuzluk oluşturuyor. Örneğin çocuk ,arkadaşının silgisini çok beğenip izinsiz almış ise anne bunu kendi başına çözebilmeli, çocuğa bunun yanlış olduğunu, arkadaşından özür dilemesi gerektiğini bir şekilde anlatmalı. Fakat arkadaşının cebinden harçlığını veya bisikletini izinsiz aldıysa, bu durum ertelenmeden baba ile konuşulmalı, problem hep beraber aşılmalıdır.

Bilgisayara saat ayarı konulabilir

Anne, çocuk için en güvenli internet ortamını oluşturmalı ve gerekirse internetin kapatılması ile alakalı her gün konuşmalı, neden kapatılması gerektiği anlatılmalı. İnternetin açık kalacağı zamandan ayrı olarak annenin 15-20 dakika fazladan süresi olabilir. Fakat bunu sadece anne bilmeli. Çocuk, bu ekstradan süresini aşmış ve hâlâ kapatmamakta ısrarcı olmaya devam ederse, konunun babası ile konuşulacağı bildirilmeli. Eğer devam ediyorsa anne, eşi ile konuşup ortak bir çözüm arayışına girmeli. Mesela internetin bir süreliğine kaldırılması, bilgisayara saat ayarı koyulması gibi. Hâlâ devam ederse çocuğun çok sevdiği bir şeyden mahrum bırakılması iyi sonuç verebilmektedir.

Kızları, örnek olacak

ablalarla bir araya getirin

Ebeveyn, kızlarının giyimini tasvip etmiyorsa, durumdan hem annenin hem de babanın bilgisi olmalı. Bu mevzu ile baş etmek anne için çok zordur. Çünkü bazen babalar olup bitenle ilgili anneyi suçlama yoluna başvurabilmektedir. Eşler, birbirlerini suçlamadan çözüm arayışı içine girmeli. Kızlarını, bir kaç yaş büyük bir abla ile sık sık bir araya getirmeleri iyi bir çözüm yoludur. Ona örnek olabilecek nitelikteki kişinin eleştiren pozisyonda olmaması gerekir. Çünkü eleştiri, inatlaşmasına yol açar. Baba ile annede sürekli ilişkilerini korumalı, bunun geçici bir dönem olduğunu bilmeli. Fakat gençlik özentisi diyerek boş da bırakmamalı.

Çocuk, annesine herşeyi anlatabilmeli

Çocuk, annesini her zaman her şeyi rahatlıkla anlatabilir pozisyonda bulmalı. Bu da onu yanlış yapmaktan korur. Anne konuya vâkıf olduktan sonra babasına da konu hakkında bilgi vermek için kızından izin istemeli. Bu, kız çocuğunun annesine olan güvenini artırır.


ZEYNEP KAÇMAZ İSTANBUL
ZAMAN



Arkadaşına Gönder   Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
  Toplam yorum 0   Onay bekleyen 0  


Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

  Bu kategorideki diğer haberler


Çocuklar sizin oyuncağınız değil ki...!

Küçük ellerin secdesi

Çocukluğumuzun elleri nerede?
»  Ercişli Çocuklara Psikolojik Destek
»   Bilgisayar başına göndermek sorunu çözmüyor
»  Çocuğunuz sebze yemiyor mu?
»  Öğrenmede anne-babanın büyük rolü
»  Anne sütü çocuğun geleceğini belirliyor
»  Çocuğunuzu netten koruyun!
»  Ebeveynlerin kafasını en çok karıştıran soru!
»  Başarı İçin Yeterli Uyku Şart
»  Çocuklarımız ve Biz
»  Çocuklar, bu oyunları muhakkak oynayın!
»  Çocuklara sık sık hediye almayın
»  'Sağlıklı nesilleri yetiştirmek annelerin elinde'
»  Unutulan sokak oyunları olimpiyatı
»  Hayata şişman başlıyorlar
»  Çocuklar ve Kandiller...
»  550 yetimin dileğini müftülük gerçekleştirdi
»  Yaz tatili bilgisayar başında geçmesin
»  Anne-babanın tutarsız davranışı çocuğun kişiliğine zarar veriyor
»  Dünyanın en mutsuz insanları çıktık...
»  Camiye oğulla gitmenin tadı başka!
»  Çocuklara yaşına göre sorumluluk yükleyin
 
  ÇOK OKUNANLAR
  YAZARLAR

 
Prof. Dr. İsa YÜCEER
 
HZ. ÖMER’İN MÜSLÜMAN OLUŞU

 
Rüstem GARZANLI
 
Süt Şahane Gerisi Bahane

 
Sabri ALTUN
 
Baykuş’un Gözleri

 
İbrahim KAYGUSUZ
 
Mutezile ve akıl-nakil tartışmaları (I)

 
Fuat TÜRKER
 
Hayatımızın Bileği Taşı: Zorluklar

 
Alev Ayyıldız
 
Bir Harcanmışlığın Hazin Öyküsü

 
Mehmet Emin KUŞ
 
İbn-u Hazm

 
İsmail AKSOY
 
Senin için her gün “anneler günü” annem!

 
Prof. Dr. Musa Kazım YILMAZ
 
Zimmilere (Gayri Müslimlere) Tanınan Haklar

 
Altuğ ÖZTÜRK
 
Anneler Gününüz Kutlu Olsun

 
Ahmet TANYERİ
 
Ey Medine (Şiir)

 
İzzet OFLAS
 
EŞEĞİN İTİRAZI

 
Mustafa CİLASUN
 
Aşkın narı, ruhun arı, kalbin edeb-i melalidir!

 
Ali SİNOĞLU
 
DEPREMİN ACI İZLERİ

 
Necmi ÜNLÜ
 
Kötülüğe İyilik

 
İbrahim Akın
 
Kadrolu Din Adamı Olunmaz

 
Selçuk AKYÜZ
 
Işık

 
Mehmet Emin TOPRAK
 
Kurumlarımız Sayın Rektörümüzü Örnek Almalı

 
Sadık Yalsızuçanlar
 
Ben Kerbela’yım

 
Ahmet D. MİLASLI
 
Berzani Neden Ankara'ya Geldi?

 
Resul Yersiz
 
Bir Hayat Hikayesi

 
Ali Rıza BAYZAN
 
TASAVVUF’TA RÜYALAR

 
Celal KAPLAN
 
Bakma öyle, konuş!

 
Mehmet ÇALIŞKAN
 
GÜZEL DÜŞÜNMEK
 
 
 
İLETİŞİM
  BASINDAN SEÇMELER
  ÇOK YORUMLANANLAR
  KİTAP DÜNYASI
SON DEPREMLER
  ANKET
  GENÇ KALEMLER

 
Şüheda YAZAR
 
SEVGİ İSRAFI

 
Bilal Emre YİĞİN
 
KAN KUSAN ZAMANLAR

 
Zuhal KAYGUSUZ
 
Bahara Düşlerimi Vurdum

 
Sümeyye KAYA
 
Aşk'a Serenat

 
Rukiye YAŞİN
 
Yüreğimden Koparılan Çiçeğime

 
Besna YURTBAY
 
Sen Gideli

 
Özkan İDOĞ
 
OYSAKİ BEN SANA NEFSİ VAHDE-İ MÜTEKELLİM GİBİ GELDİM
  PİYASALAR
       
  1,8300   2,3270  
       
  56,936   93,9461  
 
 
RSS

Add to Google
Van AsyaNur'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz.  Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Van AsyaNur sorumlu tutulamaz. Tasarım & Programlama