Günün Haberleri   |   Giriş sayfam yap   |   Favorilere ekle   |   Künye   |   İletişim   |   Sitene haber ekle


 
Hava Durumu VAN
14 / 3
 
 
 
 
 
Doktorlar reçetesine 'ailesinin yanına gitmeli' diye yazdı
Doktorlar reçetesine  ailesinin yanına gitmeli  diye yazdı
 
Hasret çekmek insanı yataklara düşürebilir. Psikodrama terapisti Ferhat Çelik, ailesinden ayrıldığı ve üniversiteye gittiği ilk yılda hastalanır. Başı ve midesi ağrır, mide sancıları çeker. Tüm tetkiklerin sonunda doktorlar reçetesine '15-20 günde bir ailesinin yanına gitmeli' diye yazar.
 
31.1.2012 - 07:27

ZEYNEP KAÇMAZ İSTANBUL   Doktor reçeteye en sonunda '15-20 günde bir ailesinin yanına gitmeli' yazdı, diyor uzman psikolog aynı zamanda psikodrama terapisti Ferhat Çelik. Yurtiçi ve yurtdışında aile ve çocuk konuları üzerine seminerler veren Ferhat Çelik, üniversiteye başladığı ilk yıl aile özlemi nedeniyle rahatsızlanır, yataklara düşer. Zira o yıla kadar anne-babasının yanından hiç ayrılmamıştır. Geçirdiği o zor günlerini bizimle paylaşan Çelik, "Çocuklarınızı küçük yaşlardan itibaren kendinizden yavaş yavaş ayrılmaya alıştırın." tavsiyesinde bulunuyor.

Ferhat Çelik, Karadeniz Teknik Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Bölümü'nü kazanır. Büyük bir sevinçle başlar üniversiteye; ancak birkaç hafta sonra bir şeyler ters gitmeye başlar. Bağırsak sistemi bozulur, baş ağrısı, mide bulantıları baş gösterir. Çeşitli testlerden geçer, ilaçlar verilir. Ancak şikâyetleri geçmez. Mediko sosyal hizmetlerinin yolunu aşındırır.

Duygusal birisi olduğunu söyleyen Çelik, aile hasreti ve gurbetlik nedeniyle sağlığının her geçen gün bozulduğunu belirtiyor. Çelik, o yaşına kadar anne babasından ilk defa ayrı kaldığını aktarıyor. Anne-babasının yokluğuna bir türlü alışamadığını ifade eden Çelik, hemen her gün ailesiyle telefonda konuştuğunu, ancak üzülmemeleri için onlara bir şey belli etmemeye çalıştığını söylüyor. Zayıfladığını, yataklara düştüğünü belirten Çelik o günleri şöyle anlatıyor: "Başım ağrıyor, midem bulanıyordu, bazen birkaç gün yataktan kalkamıyordum. Sürekli doktora gidiyordum. Birçok test yapıyorlardı, Ancak o yıllarda bir test yaptırıp sonucunu almak için günler geçiyordu. İlaç veriyorlardı, yine de iyileşemiyordum. Bağırsak sistemim tamamen bozuldu, ülser, gastrit oluştu. Okula gidemiyordum, derslerim de çok kötüydü. Bir iki ders haricinde hepsinden kalmıştım. Arkadaşlarım üzüntümün farkındaydı, teselli etmeye çalışıyorlardı ancak yarama ilaç olamıyorlardı."

Üniversitenin ilk dönemini sağlık problemleriyle geçiren Ferhat Çelik, yarıyıl tatilinde memleketi İstanbul'a döner. Oğullarını havaalanında karşılayan anne-baba gözlerine inanamaz, çocukları adeta erimiş, solmuştur. 'Sana ne oldu böyle?' derler. Çelik, 3-4 aylık bir süreçte 7-8 kilo vermiştir. Ailesinin kendisini özel bakıma aldığını söyleyen Çelik, tatilin ilk haftasını çok güzel bir şekilde geçirir, tüm ilgi onun üzerindedir. İkinci hafta ise 'gideceğim' psikolojisi etkisi altına alır, içinde sıkıntılar oluşmaya başlar. Okulun ikinci döneminde de yine aynı rahatsızlıklar baş gösterir. Doktorlar en sonunda yaşadığı problemlerin psikolojik kökenli olduğunu söyler. Ve reçetesine '15-20 günde bir ailesinin yanına gitmeli' diye yazarlar.

2-3 haftada bir memleketine, ailesini görmeye gitmeye başladığını söyleyen Çelik, 3-4 gün kalıp kendini toparladığını belirtiyor. Çeşitli sosyal aktivitelerle de uğraştığını aktaran Çelik, ikinci dönemi daha rahat geçirdiğini ifade ediyor. İleriki yıllarda aile hasretine tamamen alıştığını söyleyen Çelik, "Derslerime dört elle sarıldım. Çeşitli aktivitelere katılarak, meşguliyetler edinerek kafamın dolu olmasını sağladım. Okuduğum alan itibarıyla da ilerleyen zamanlarda nasıl davranacağımı öğrendim. Yaşadıklarımın en büyük sebebi temel güven duygumun oluşmaması, ailemden hiç ayrılmamam." diyor.

Kişinin ileriki yıllarda ailesine bağımlı olarak hayat sürmemesi için çocuğa küçük küçük ayrılıklar yaşatmak gerekiyor. Ancak bu ayrılıklar haberli olmalı, niçin yalnız bırakıldığı izah edilmeli. Çelik, temel güven duygusunun gelişmesi için ilk 3 yaşına kadar çocuğun yalnız bırakılmamasını söylüyor. 3 yaşından sonra ise kişilik ve karakteri oluşması için bazı şeyleri kendisinin yapabilmesini teşvik etmeli. Aile farkında olmadan bağımlılık hormonlamamalı.

Boşluk ve yalnızlık daha çok tetikler

Gurbetlik çeken yahut ailesinden ilk defa ayrılan kişiler duygularını mutlaka aileleri ile paylaşmalı. 'Bir de anne-babam üzülmesin' şeklinde düşünülmemeli. Aileyle telefonda sık sık görüşülebilir. Anne baba da 'merak etme, istediğinde orada oluruz' diyerek çocuğunu rahatlatmalı.

Hareketler eleştirilebilir ama duygular asla eleştirilemez. 'Ne var, yalnız kalan tek sen misin, kaç yaşına geldin?' gibi cümleler kullanılmamalı. Açık bir şekilde ifade edilmeden yalnızlığa alıştırılmalı.

Sosyal projelerde yer alınmalı, meşguliyetler üretilmeli. Boşluk, yalnızlık, problemi daha çok tetikler.

'Yaşadığım sorun psikolojik' diyerek fiziksel rahatsızlıklar ihmal edilmemeli. İlaçlar düzenli olarak kullanılmalı.

Doğruyu yanlışı gösterecek bir dost, arkadaş edinilmeli. Probleme objektif bakabilmeli. Ayrıca bu kişi akran değil, yaş itibarıyla büyük ve olgun olmalı.
ZAMAN



Arkadaşına Gönder   Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
  Toplam yorum 0   Onay bekleyen 0  


Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

  Bu kategorideki diğer haberler


Daha bilimsel kilo vermenin ipuçları

Nefes darlığınız mı var?

Türkiye'de Bir İlk
»  Bunları yapın, sigaradan kurtulun...
»  Süt Üreticileri Birliği: Sütte Kanser Tehlikesi Yok
»  Ağrı kesicilerdeki tehlike
»  İnsan beyni 45'inde 'çöküş dönemine giriyor'
»  KEPEK ORANI ARTTI TUZ ORANI AZALDI
»  Ekmeğe sağlık standartı geliyor...
»  Tarım Bakanı'ndan GDO açıklaması
»  Sağlık Bakanlığı bu üç ilacı toplatacak
»  Sağlık Bakanlığı'ndan Van'a 1075 Kadro
»  Kolesterol savaşı
»  Van'daki acil hastalar başka illere gönderiliyor
»  İyi Kurbanlığı Gözünden Tanıyın
»  Enkaz altında kalmak ve ilk yardım
»  Görme engelli değil; ama göremiyor!
»  Hastalar, aldığı ilaca kutu başına 1 TL ödeyecek
»  Bu vitaminler ölüme neden oluyor!
»  Türkiye kansere milyarlarca lira harcıyor...
»  Kanser hücrelerini öldürüyor
»  Türkiye'nin KANSER GERÇEĞİ!!!
»  SAĞLIK TAKINTISI OLANLAR DİKKAT
»  Hormonlu sebzeye helal sertifikası yok
 
  ÇOK OKUNANLAR
  YAZARLAR

 
Prof. Dr. İsa YÜCEER
 
HZ. ÖMER’İN MÜSLÜMAN OLUŞU

 
Rüstem GARZANLI
 
Süt Şahane Gerisi Bahane

 
Sabri ALTUN
 
Baykuş’un Gözleri

 
İbrahim KAYGUSUZ
 
Mutezile ve akıl-nakil tartışmaları (I)

 
Fuat TÜRKER
 
Hayatımızın Bileği Taşı: Zorluklar

 
Alev Ayyıldız
 
Bir Harcanmışlığın Hazin Öyküsü

 
Mehmet Emin KUŞ
 
İbn-u Hazm

 
İsmail AKSOY
 
Senin için her gün “anneler günü” annem!

 
Prof. Dr. Musa Kazım YILMAZ
 
Zimmilere (Gayri Müslimlere) Tanınan Haklar

 
Altuğ ÖZTÜRK
 
Anneler Gününüz Kutlu Olsun

 
Ahmet TANYERİ
 
Ey Medine (Şiir)

 
İzzet OFLAS
 
EŞEĞİN İTİRAZI

 
Mustafa CİLASUN
 
Aşkın narı, ruhun arı, kalbin edeb-i melalidir!

 
Ali SİNOĞLU
 
DEPREMİN ACI İZLERİ

 
Necmi ÜNLÜ
 
Kötülüğe İyilik

 
İbrahim Akın
 
Kadrolu Din Adamı Olunmaz

 
Selçuk AKYÜZ
 
Işık

 
Mehmet Emin TOPRAK
 
Kurumlarımız Sayın Rektörümüzü Örnek Almalı

 
Sadık Yalsızuçanlar
 
Ben Kerbela’yım

 
Ahmet D. MİLASLI
 
Berzani Neden Ankara'ya Geldi?

 
Resul Yersiz
 
Bir Hayat Hikayesi

 
Ali Rıza BAYZAN
 
TASAVVUF’TA RÜYALAR

 
Celal KAPLAN
 
Bakma öyle, konuş!

 
Mehmet ÇALIŞKAN
 
GÜZEL DÜŞÜNMEK
 
 
 
İLETİŞİM
  BASINDAN SEÇMELER
  ÇOK YORUMLANANLAR
  KİTAP DÜNYASI
SON DEPREMLER
  ANKET
  GENÇ KALEMLER

 
Şüheda YAZAR
 
SEVGİ İSRAFI

 
Bilal Emre YİĞİN
 
KAN KUSAN ZAMANLAR

 
Zuhal KAYGUSUZ
 
Bahara Düşlerimi Vurdum

 
Sümeyye KAYA
 
Aşk'a Serenat

 
Rukiye YAŞİN
 
Yüreğimden Koparılan Çiçeğime

 
Besna YURTBAY
 
Sen Gideli

 
Özkan İDOĞ
 
OYSAKİ BEN SANA NEFSİ VAHDE-İ MÜTEKELLİM GİBİ GELDİM
  PİYASALAR
       
  1,8300   2,3270  
       
  56,936   93,9461  
 
 
RSS

Add to Google
Van AsyaNur'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz.  Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Van AsyaNur sorumlu tutulamaz. Tasarım & Programlama