İstanbul İlim Kültür Vakfı ile Hindistan Üniversitelerinin ortak çalışmaları sonucu Hindistan'da bir dizi etkinlik yapıldı. Çeşitli illerdeki üniversitelerde düzenlenen sempozyumlar ve programlarda Bediüzzaman ve eserleri Hintlilere anlatıldı.
Programın ilk ayağında Hindistan’ın Kerala eyaletinde 29-30 Ocak 2012 tarihlerinde iki ayrı Bediüzzaman sempozyumu düzenlendi. Konferanslarda Türkiye, ABD, İngiltere, Dubai, Kanada ve Hindistan’dan da bir çok yerli akademisyen tebliğ sundu.
İlki 29 Ocak Pazar günü Karela eyaletinin önemli üniversitelerinden olan Darul Huda Islam Universitesi ve İstanbul İlim ve Kültür Vakfı işbirliği ile gerçekleştirildi. Konusu “Risale-i Nur ve Türkiye’de İslam” olan ve iki bölümden oluşan konferansın ilk bölümü sempozyuma kayıt yaptıran binin üzerinde yüksek lisans, doktora öğrencisi ve akademisyenlerin katılımı ile gerçekleştirildi.
Kur’an tilaveti ve dua ile açılan konferansın açılış konuşması Darul Hüda Üniversitesi rektörü Prof. Dr. Bahaüddin Nadwi tarafından yapılarak konferans hakkında genel bilgi verdi. Açılış konuşmalarının ardından, Türkiye’den Abdullah Yeğin Ağabey, İhsan Kasım Salihi, Ali Katıöz, Rıza Akçalı, Prof. Dr. Alparslan Açıkgenç, Prof. Dr. Faris Kaya, ABD’den Prof. Dr. Thomas Michel, Prof. Dr. Irfan Omar, İngiltere’den Prof. Dr. Colin Turner, Kanada’dan Prof. Dr. Bilal Kuşpınar, Dubaiden Prof. Dr. Abdulhakim El-Enis, Hindistan’dan Dr. Onampilli Muhammad Faizy, Dr. Faisal Hudawi, Dr. Bahauddin Hudawi, Dr. Said Hudawi Nadapuram, Prof. Dr. Sayed Abdul Muneem Pasha İngilizce veya Arapça olarak birer tebliğ sundurlar. Konferansın ardından, kayıt yaptıran bütün katılımcılara birer sertifika verilirken, Kerala’nın önde gelen kanaat önderi ve seyyidlerinden Sayed Munawar Ali Shibab Al Husaini tarafından Darul Huda İslam Üniversitesi adına konuşmacılara sertifika ve plaket takdim edildi.
Daha sonra üniversite kampüsünde, halka açık olarak gerçekleştirilen konferansın ikinci bölümüne geçildi. Bu konferansa ise üniversite öğrencilerinin yanı sıra bölge halkı da katıldı. Bu konferansta akademisyenler üçbinin üzerinde katılımcıya hitap ederek Risale-i Nur ve Bediüzzaman hakkında birer konuşma yaptılar. Kerala Eyaleti eğitim bakanının da katıldığı bu açık hava konferansın son konuşmacısı olan Abdullah Yeğin ağabey İhlas Risalesinden bazı pasajlar okudu ve kapanışta Üniversiteye İİKV adına birer takım İngilizce ve Arapça Külliyat takdim etti.
30 Ocak Pazartesi günü, konferanslar zincirinin ikinci ayağı, yine Kerala Eyaletinin en büyük üniversitelerinden biri olan “Jamia Markazu Ssaquafathi Ssunniyya” ‘da düzenlendi. İki bölümden oluşan konferansın birinci bölümünde yaklaşık olarak onbin kişiye hitap edildi. Sri Lanka milli eğitim bakanının da bulunduğu bu konferansta Eski Bakan Rıza Akçalı ve Prof. Dr. Abdulhakim el-Enis tarafından Türkiye’den getirilen selamlar iletilerek Risale-i Nur ve Üstad Bediüzzaman SAİD NURSİ hakkında bilgi verildi.
Konusu “Çok Kültürlü Bir Dünyada İmanlı, Anlamlı ve Barış İçinde Yaşama Pratiği; Risale-i Nur Yaklaşımı” konulu sempozyumun bu bölümünde beşbin öğrenci arasından seçilen en başarılı üçyüz yüksek lisans ve doktora öğrencisinin yanı sıra çok sayıda akademisyen hazır bulundu. Konferansta Hindistan’ın yerli akademisyenleri Risale-i Nurları geç tanımanın üzüntüsünü dile getirerek böyle bir toplantı için dünyanın dört bir tarafından gelen konuklara teşekkürlerini sundular. Açılış konuşmalarının ardından, Türkiye’den Abdullah Yeğin Ağabey, İhsan Kasım Salihi, Ali Katıöz, Rıza Akçalı, Prof. Dr. Alparslan Açıkgenç, Prof. Dr. Faris Kaya, ABD’den Prof. Dr. Thomas Michel, Prof. Dr. Irfan Omar, İngiltere’den Prof. Dr. Colin Turner, Kanada’dan Prof. Dr. Bilal Kuşpınar, Dubaiden Prof. Dr. Abdulhakim El-Enis, Hindistan’dan Prof. Dr. Abdul Razaq, Shaik Aboobacker Ahmed, Dr. Husain Muhammed Saqafi, Dr. Muhammed Abdul Hakkim Al Azhari, Ismail Wafa, Dr. Aboobacker Pathamkulam ve Umarul Farooq Saqafi Siddqui de İngilizce veya Arapça olarak birer tebliğ sundurlar.
Daha sonra Mevlid-i Nebevi münasebetiyle üniversite tarafından Kerala eyaletinin geneline hitap eden büyük bir program gerçekleştirildi. Peygamber Efendimizi (SAV) anma ve anlama adına sabah saat 09:00 da başlayan program gece 24:00 a kadar devam etti. Kerela eyaleti genelinden 500 bin kişinin peygamberimizin sakal-ı şerifini ziyaret etmek ve efendimizle ilgili sunumları dinlemek üzere toplantıya katıldılar. Yüzbinlerce insanın on stadyum büyüklüğündeki dev bir alanda salatü selamlar ve tekbirlerle olağanüstü bir güzellik oluşturdukları bu atmosferde Türkiye’den gelen misafirlere de söz imkanı verildi. Türkiye’den Abdullah Yeğin Ağabey, İhsan Kasım Salihi, Ali Katıöz ve Dubaiden Prof. Dr. Abdulhakim el Enis Üstad Bediüzzaman Said Nursi’nin peygamber efendimizle ile ilgili bahisleri Arapça ve Malayalam dilinde yüzbinlere takdim edildi. Konuşmaların ardından üniversitenin ve yüzbinlerin manevi lideri Shaikh Abubakir Ahmad’e birer takım İngilizce ve Arapça Risale-i Nur Külliyatı hediye edildi.
Risale-i Nur dünyanın en büyük ikinci ülkesi olan Hindistan’da yüzbinlerce insanın ilgi ve dikkatle dinlediği Risale-i Nur külliyatındaki kâinatın efendisi ile alakalı bölümler katılımcıların Allahuekber nidalarıyla çınladı. (Hindistan’da alkış yapılmamaktadır; beğenilen cümleler ve kelimeler Allahuekber nidalarıyla ifade edilmektedir). Bu olay Risale-i Nur hizmeti tarihinde yüzbinlere Üstad Bediüzzaman Said Nursi’nin tanıtımına şahitlik eden bir nitelik arz etmektedir.
Hindistan konferanslar zinciri kapsamında gerçekleşen konferansların ikinci ayağı New Delhi’de devam etti. JNU ve İİKV işbirliği ile 1-2 Şubat 2010 tarihlerinde yapılan Nursi konferansının ilk günü yoğun katılım ile gerçekleştirildi. Konusu “Çok Kültürlü bir Dünyada, İmanlı, Anlamlı ve Barış İçinde Yaşama Pratiği; Risale-i Nur Yaklaşımı” olan konferansa 300 e yakın yüksek lisans, doktora öğrencisinin yanı sıra çeşitli ülkelerden ve çoğunlukla Hindistan’dan olmak üzere akademisyenler katıldı. 43 ilim adamının tebliği sunduğu bu iki günlük konferans Hindistan’ın önemli üniversitelerinden birisi olan ve sadece yüksek lisans ve doktora eğitimi veren Jawahurul Nehri Üniversitesi’nde ve bu ülkede ilk defa gerçekleştirilmesi yönünden önem taşımaktadır.
Açılış konuşması, JNU Üniversitesinden, Arap ve Afrika Çalışmaları dekanı Prof. Dr. M.A. Islahi tarafından yapıldı. Islahi konuşmasında “100 yıl önce fikirleriyle dünyaya gelen bu zatı yeni tanımanın sevinci içerisindeyiz. Ona Bediüzzaman ismi verilmesi boşuna değildi, çünkü kendisi bu ismi hak etti ve çok sıkıntılar çekti. O İslam’ın bir şiddet dini olmadığını öğretti ve O her zaman İslam’ın şiddet karşıtı olduğunu söyledi” dedi.
Sempozyum koordinatörü Dr. Mujeebur Rahman sempozyum ön bilgilendirme konuşması yaptı. Sempozyumun nasıl başladığı konusunda bilgi vererek Bediüzzaman ve Risale-i Nur hakkında temel açıklamalar yaptı. Konuşmasında “Nursi Hindistan’da tanınmamaktadır ve onun Kuran tefsirindeki dinamik yaklaşımından maalesef Hindistan’ın haberi yok. Nursi’den öğreneceğimiz çok şey var, gençlik, yaşlılık ve bir çok konuda ondan öğreneceklerimiz var. Bu konferansın Bediüzzaman ve onun düşünceleri üzerine çok şey öğreneceğimiz bir konferans olmasını temenni ediyorum” dedi.
Daha sonra Bedüzzaman ve Risale-i Nurlar hakkında hazırlanan 13 dakikalık tanıtıcı video gösterimi yapıldı.
Sinevizyonun ardından, eski çevre bakanı Rıza Akçalı bir konuşma yaptı. Akçalı konuşmasında “İnsanların kavgasız dövüşsüz mutlu bir dünya aradı ancak bunu insan aklı bulamadı. Her altı ayda bir bilgi ikiye katlanmaktadır diyebiliriz, ancak buna rağmen bir çözüm bulunamadı. İnsanlık beraber nasıl yaşarız sorusuna ve bu probleme çözüm aramaktadır. Ian Markham kitabında, Bediüzzamandan öğreneceklerimiz olduğunu ve Müslümanlar ve diğer ehli kitap birlikte işbirliği içerisinde yeni bir dünya inşa edebilirler ve sürdürülebilir bir dünya oluşturulması konusunda ipuçları vermektedir. İçinde bulunduğumuz dünyaya baktığımızda vahyi nazara almayan mevcut paradigmaların çözümden ne kadar uzak olduğu açıkça görülmektedir.”
Akçalı konuşmasında ayrıca Bediüzzaman’ın şu sözlerine de konuşmasında yer verdi: “Yahu, şu asilzade evlâd, şehadetnamelerini aldıktan sonra, herbiri bir kıt’a başına geçecek, muhteşem âdil pederleri olan İslâmiyet’in bayrağını âfâk-ı kemalâtta temevvüc ettirmekle, kader-i ezelînin nazarında feleğin inadına, nev’-i beşerdeki hikmet-i ezeliyenin sırrını ilân edecektir.”
Daha sonra Risale-i Nur külliyatını Arapçaya tercüme eden İhsan Kasım Salihi yaptığı konuşmasında, insanlığın huzur ve saadet içinde yaşaması için bu asrın manevi bir ilacı olduğunu ve bu ilaca bütün insanlığın ihtiyacı olduğunu belirtti ve şu ifadeleri kullandı : “Siz bir doktora gidersiniz ve doktor size aspirin verir, aspirin sizin Türk mü müslüman mı olduğunuza bakmaz. Risale-i Nur’da aynı bu ilaç gibi bütün insanlığa hitap etmektedir. İnsanlığa Kur’an eczanesinden ilaçlar sunmaktadır.”
Dubai’den konferansa katılan Prof. Dr. Abdulhakim El Enis, konuşmasında: “Hindistan’la ilgili Bediüzzamanın söyledikleri var. O Hindistan’a uzak değildi, İmam Rabbaniye çok saygı duydu ve hatta onun da bir kitabı var adı da Mektubat. Bediüzzaman milyonlarca insana barış yolunu gösterdi ve insanlık için çalıştı. Büyük insanlar ölünce büyüklükleri bitmez ancak daha da artar. Risale-i Nur bir fikirler fabrikasıdır ve sizi bu fikirleri keşfetmeye davet ediyorum.”
Hindistan Devlet Bakanı Janab Arif Muhammad Khan, konuşmasında; “JNU bilim üretilmesinde ve problemlere çözüm getirilmesi konusunda çok büyük işler yaptı. Ancak bugün sadece bir iki ülkenin değil bütün insanlığın ihtiyacı olduğu bir konuda konferans düzenliyor ve çözüm önerileri sunuyor. Bu konferans vasıtasıyla Risale-i Nur-u araştırdım, okudum ve Risale-i Nuru şöyle tanımlayabilirim “Bereket-ul Kuran”. Yani Bediüzzaman yazdığı risalelerin hakikatlerini Kurandan almıştır. Bediüzzaman Hutbe-i Şamiyede şunu der, “Gelecek İslam’ındır ve İslam’ın olacak, bu da iman ile olacak.” Bu çok çok önemli cümledir. O normal bir yazar değildir ve kafamızdaki birçok yargıyı yıkıcı şeyler söyledi. Bizim kafamızdaki ayrımcı fikirleri yıkıyordu. Bediüzzaman eserlerinde çoklukla şu ayeti yazar “vein min şey’in illa yusebbihu bi hamdihi” kullanması, yani her şey Allah’ı tesbih eder, bilerek ya da bilmeyerek, bütün insanlar da bunun içerisine girer. İnsanların farklı olması Allahın bir sanatıdır, Allahın sanatına savaş mı açacağız. Bu Allahın merhametidir. Hindistan’daki Müslümanlar çok zülüm gördüler ancak kesinlikle ülkeyi terk etmediler. Bu yüzden bu konferansı burada organize etmeniz çok anlamlı. Bu muhteşem mesajı buraya getirdiğiniz için çok teşekkür ederim. İnsanları barış ve mutluluk içerisinde yaşatacak bu konferansta onun mesajı verilecek.”
İİKV icra kurulu başkanı Prof. Dr. Faris Kaya ise konuşmasında Hutbe-i Şamiye’de Bediüzzaman’ın yüz yıl öncesinden günümüze çözümler sunduğunu ve bugün hala bu çözümlere insanlığın çok ihtiyacı olduğunu belirterek, Hutbe-i Şamiye’deki altı hastalık ve bu hastalıklara Bediüzzaman’ın nasıl çözüm ürettiğini açıkladı. Ayrıca Bediüzzaman’ın risalelerinde en çok kullandığı ayet’in “Vela veziratun vizra uhra” olduğunu ve bunun günümüz için çok ayrı bir anlam ifade ettiğini belirtti.
JNU, Edebiyat ve Kültür Çalışmaları dekanı Prof. Dr. R.N. Menon ise konuşmasında; “Bugün maalesef günümüzde, din adına öldürülen insanların din adına kurtarılan insanlardan fazla olduğunu görmekteyiz. Bunun sebeplerinden birisi vahiy kaynaklarının yanlış tefsir edilmesinden kaynaklanmaktadır. Bediüzzaman’a bu konuda çok ihtiyacımız var, Bediüzzaman 6000 sayfalık eserlerinde Kur’anı akıl ve kalbin işbirliği ile tefsir etmiş ve insanlığa sunmuştur. Bediüzzaman’ı ben de bu konferans vasıtası ile yeni tanıdım. Onun “en büyük düşmanlarımızdan birisi cahillik ve bu düşmana ilimle karşılık vereceğiz” demesi beni çok etkiledi ve bu yüzden konferansı düzenleyenlere çok teşekkür ediyorum.” dedi.
Açılış konuşmalarının ardından bakan Janab Arif Muhammad Khan ve JNU Edebiyat ve Kültür Çalışmaları Dekanı Prof. Dr. R.N. Menon’a Prof. Dr. Rıza Akçalı ve İhsan Kasım Salihi tarafından İİKV adına plaket takdim edildi. Daha sonra oturumlara geçildi. İki gün boyunca ve iki ayrı salonda devam bu oturumlarda toplam 43 akademisyen İngilizce ve Arapça dillerinde tebliğler sundular.
Ayrıca konferans salonları önünde açılan kitap stantlarında Risale-i Nurlar ile birlikte Nursi ve Risaleler üzerine yazılan akademik kitapların tanıtımları yapıldı.
Hindistan Bediüzzaman Günleri Fotoğraf Albümü için tıklayınız..