Günün Haberleri   |   Giriş sayfam yap   |   Favorilere ekle   |   Künye   |   İletişim   |   Sitene haber ekle


 
Hava Durumu VAN
14 / 3
 
 
 
 
 
Musahabe kadim geleneğimizdendir
Musahabe kadim geleneğimizdendir
 
Süleyman Uludağ bir musahabe olarak yazdığı Gençlerle Sohbet neler anlatıyor?
 
18.1.2012 - 16:26

Süleyman Uludağ, hocaların hocası sıfatını hakkıyla taşıyan ilim adamlarımızdan biri. Ömrünün her demini, dünyanın güzelleşmesine ve güzel insanların yetişmesine harcamış biri Süleyman Uludağ.

Ülkemizde bugün eğer sahih denebilecek bir Müslümanca düşünce sistematiği varsa, bunda Süleyman Uludağ’ın da payı vardır. Erbabı bilir ki onun “İslâm Düşüncesinin Yapısı “ adlı eseri, Müslümanca düşünceyi anlamada yol gösterici bir kimliğe sahiptir.

Yakından tanıyanların bildiği üzre Süleyman Uludağ, klasik akademisyenlerden farklı biridir. Onu tarif etmek için kullanılacak sıfatlar arasında “çelebi” sıfatı belki de ona en çok yakışanıdır. Onun hocalığı, sadece amfilerle ve üniversite öğrencileriyle sınırlı değildir. Bir bakarsınız bir Türki cumhuriyette anlatmaktadır bildiklerini, bir bakarsınız Haraççılar Medresesinde etrafına toplanmış her meslekten, her yaştan insana anlatmaktadır bildiklerini. Onun için önemli olan şan, şöhret ve para kazanmak değil, Allah’ın rızasını ve insanların gönüllerini kazanmaktır.

Musahabe geleneği

İlmin ve hikmetli bilgilerin bir sınıf soğukluğunda, ders verenlerin bir yanda, ders alanlarınsa diğer yanda olduğu bir geleneğin çocukları değiliz. Bizde bilgi, sohbet sıcaklığında aktarılır. Bir halka oluşturur talipler ve hocalar; bir tesbih gibi tıpkı… Kalbi donduran değil ısıtan bir bilgi alışverişi olur bu halkada. Bilgiyi alan ve aktaran arasında zoraki değil gönüllü bir birliktelik vardır. Bir yanda güzeli isteyen, diğer yanda ise o cevheri yer altından çıkarıp taliplisine aktaranlar… Ve arada aşılmaz dağlar yoktur. An gelir de rahle ters döndürülüp hocanın öğrenci, öğrencinin de hoca durumuna geçtiği de vakidir geleneğimizde.

İşte bunlar, hep yüreği inşirah etmiş insanların inşa ettiği bir toplumun yıllar boyunca bir imbikten süzülmüşçesine damıtarak elde ettiği hikmet kırıntılarıdır ve doğal bir ortamda kuşaktan kuşağa aktarılmaktadır. Bu aktarımın en verimli yapıldığı ortamlar da sohbetlerdir hiç kuşkusuz. İşte bu, musahabeleri ortaya çıkaran zenginlik, anlayış ve berekettir .

Musahabe geleneği, bilgi ve yazın dünyamızda yaygın bir tür. Özellikle mutasavvıfların birçoğu için sohbet halkası vazgeçilmezdir. Bu halkalarda edilen sohbetler de, kayıt altına alınmakta ve gönül irşatlarına bu yolla devam edilegelmektedir.Gençlerle Sohbet, Süleyman Uludağ

Gençlerle Sohbet

Gençlerle Sohbet, Süleyman Uludağ Hocanın “Bursa İmam Hatip Liseleri Mezunları ve Mensupları Derneği” tarafından yayımlanan eserinin adı. Eser, -Musahabeler- alt başlığını taşıyor ve toplam 94 sayfadan oluşuyor.

Kitaptaki yazılar da, tıpkı Süleyman Uludağ Hocanın dingin hali gibi, dingin yazılar. Öfke ve yıkıcılıktan uzak, sakin akan bir Nil, bir Fırat, bir Dicle gibi sakince akıp gidiyor.

Uludağ Hoca, bir denge insanı. Hayatında bir denge hakim. Bu denge, kitabındaki sohbetlerinde de kendini hissettiriyor. Muhatabı olan gençlerin kanını ateşleyip onları hesapsız ve gereksiz bir kıyamın peşinden sürükleyecek birikime sahip olmasına rağmen, bu yolu yeğlemiyor, muhataplarının sağlıklı bir mümin, sağlıklı bir insan, sağlıklı bir anne-baba olmalarının yollarını anlatıyor.

Kimlerin, ne görevleri var?

Kitapta yazdıklarına bakıldıkta Uludağ Hoca, ilk görevi ilim sahiplerine yüklemektedir: Bilgi ve deneyimlerini yeni yetişenlere aktarmak onların görevidir ki, yeni yetişenler onların tecrübe ettiklerini bir daha tecrübe edip zaman kaybetmesin. Böyle olduğunda değerli zaman yitirilmez ve bir anlamda ömre ömür katılmış olur. Böyle bir işleve sahip oldukları için de hocalar baba mesabesindedir.

Uludağ Hocanın gençlere ilk öğüdü, bir hadisin izdüşümü: Gençliğin değerini bilmek… Gençlik öyle bir şey ki, gitti mi geri gelmiyor ve ihtiyarlık da öyle bir şey ki, geldi mi gitmiyor! O yüzden gençliğin değeri bilinmeli ve bu dönem dini-dünyevi hayatı sağlıklı bir şekilde yaşayacak birikim sahibi olmakta kullanılmalıdır.

Uludağ Hocanın gençlere diğer bir öğüdü de, çok sevdiği Mehmet Akif’in gençlere verdiği öğüt gibi, kimseye muhtaç olmamak için mutlaka ama mutlaka iyi bir meslek sahibi olmak ve bu meslekte de uzmanlaşmak.

Kitapta hangi konular var?

Kitaptaki konu başlıkları çeşitli olsa da, aslında belli başlı birkaç konuya odaklanmış Uludağ Hoca:Gençliğin Değeri, Meslek Sahibi Olmak, İlim Peşinde Gidip Ahlak Sahibi Olmak, Öğretmen-Öğrenci İlişkilerindeki Saygı-Sevgiye Dayanan Karşılıklı Yaklaşımlar…

Kur’an-ı Kerim’den aktarılan çeşitli kıssalar ile hikmet sahibi alimlerin sohbetlerinden yapılan alıntılarla zenginleştirilen sohbetler, hiç kuşku yok ki bir kuşağın inşasında önemli bir rol oynayacak.

 

Ahmet Serin okudu, bilinsin istedi

http://www.dunyabizim.com



Arkadaşına Gönder   Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
  Toplam yorum 0   Onay bekleyen 0  


Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

  Bu kategorideki diğer haberler


Müslüman bilginler dünyayı aydınlatmıştı

Türkiye’de ‘Siyasal İslam’ ve Siyasal İmkân

Fethullah Gülen'in Hukuk Serüveni
»  Said Halim Paşa’nın bilinmeyen bir risalesi
»  Ahmed Feyzi Kul (R. Nur’un Manevi Avukatı)
»  GÖKLERİN KAPILARI Uzayın Derinliklerine Seyahat
»  Kitaplarımı rafa koyarken hissettiklerimdir
»  Kızını eve geldiğinde cansız bulmuştu
»  Darbelerin meta-politiği
»  Medeniyetin Arka Sokakları Üzerine...
»  Endülüs sen neden önemlisin?!
»  Nurs Yolu
»  Prof. Ahmet Akgündüz'den dev bir eser daha...
»  Bediüzzaman'ın Denizli Hapishane Mektupları
»  Bu Kitap Çocuğunuz İçin
»  Metin Karabaşoğlundan Dört Yeni Kitap
»  “Ulemanın Gözüyle Bediüzzaman” Kitabı Hakkında
»  Aşkın Gözyaşları film oluyor
»  Beydavi tam metin Türkçe’de
»  Kaside-i Bürde'yi Türkçe söyleyiş
»  Peygamber nasıl bir ekonomi uyguladı
»  Mustafa Armağan’ın üç dönemi
»  İstanbul'un Kitabı Fatih...
»  Latiç, Srebrenitsa’nın ağıtını yazmıştı
 
  ÇOK OKUNANLAR
  YAZARLAR

 
Prof. Dr. İsa YÜCEER
 
HZ. ÖMER’İN MÜSLÜMAN OLUŞU

 
Rüstem GARZANLI
 
Süt Şahane Gerisi Bahane

 
Sabri ALTUN
 
Baykuş’un Gözleri

 
İbrahim KAYGUSUZ
 
Mutezile ve akıl-nakil tartışmaları (I)

 
Fuat TÜRKER
 
Hayatımızın Bileği Taşı: Zorluklar

 
Alev Ayyıldız
 
Bir Harcanmışlığın Hazin Öyküsü

 
Mehmet Emin KUŞ
 
İbn-u Hazm

 
İsmail AKSOY
 
Senin için her gün “anneler günü” annem!

 
Prof. Dr. Musa Kazım YILMAZ
 
Zimmilere (Gayri Müslimlere) Tanınan Haklar

 
Altuğ ÖZTÜRK
 
Anneler Gününüz Kutlu Olsun

 
Ahmet TANYERİ
 
Ey Medine (Şiir)

 
İzzet OFLAS
 
EŞEĞİN İTİRAZI

 
Mustafa CİLASUN
 
Aşkın narı, ruhun arı, kalbin edeb-i melalidir!

 
Ali SİNOĞLU
 
DEPREMİN ACI İZLERİ

 
Necmi ÜNLÜ
 
Kötülüğe İyilik

 
İbrahim Akın
 
Kadrolu Din Adamı Olunmaz

 
Selçuk AKYÜZ
 
Işık

 
Mehmet Emin TOPRAK
 
Kurumlarımız Sayın Rektörümüzü Örnek Almalı

 
Sadık Yalsızuçanlar
 
Ben Kerbela’yım

 
Ahmet D. MİLASLI
 
Berzani Neden Ankara'ya Geldi?

 
Resul Yersiz
 
Bir Hayat Hikayesi

 
Ali Rıza BAYZAN
 
TASAVVUF’TA RÜYALAR

 
Celal KAPLAN
 
Bakma öyle, konuş!

 
Mehmet ÇALIŞKAN
 
GÜZEL DÜŞÜNMEK
 
 
 
İLETİŞİM
  BASINDAN SEÇMELER
  ÇOK YORUMLANANLAR
  KİTAP DÜNYASI
SON DEPREMLER
  ANKET
  GENÇ KALEMLER

 
Şüheda YAZAR
 
SEVGİ İSRAFI

 
Bilal Emre YİĞİN
 
KAN KUSAN ZAMANLAR

 
Zuhal KAYGUSUZ
 
Bahara Düşlerimi Vurdum

 
Sümeyye KAYA
 
Aşk'a Serenat

 
Rukiye YAŞİN
 
Yüreğimden Koparılan Çiçeğime

 
Besna YURTBAY
 
Sen Gideli

 
Özkan İDOĞ
 
OYSAKİ BEN SANA NEFSİ VAHDE-İ MÜTEKELLİM GİBİ GELDİM
  PİYASALAR
       
  1,8300   2,3270  
       
  56,936   93,9461  
 
 
RSS

Add to Google
Van AsyaNur'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz.  Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Van AsyaNur sorumlu tutulamaz. Tasarım & Programlama