Günün Haberleri   |   Giriş sayfam yap   |   Favorilere ekle   |   Künye   |   İletişim   |   Sitene haber ekle


 
Hava Durumu VAN
14 / 3
 
 
 
 
 
Osmanlı'da Devlet Başkanlığı şartları
Osmanlı da Devlet Başkanlığı şartları
 
Osmanlı'da Devlet başkanlığı denilence ilk akla gelenin yazılı bir anayasa olduğunu biliyor muydunuz. Peki, o anayasa göre Devlet Başkanı Olmak İçin Gerekli Şartları?
 
16.2.2012 - 17:08

Prof. Dr. Osman Kaşıkçı,  Osmanlı'da Devlet Başkanlığı çalışmasında; Osmanlı Devleti’nin şekli, devlet şeklinin meşruiyeti, padişahların yetki, görev ve sorumlulukları üzerinde duruyor.  Osmanlı’da devlet
başkanlarını teker teker ele alan bir çalışma değil Osmanlı'da Devlet Başkanlığı, devlet başkanlığını bir  sistem olarak ele alan bilimsel ama herkesin rahatlıkla okuyup bilgi edinebileceği bir eser.

Yitik Hazine Yayınları tarafından yayınlanan Osmanlı Devlet Başkanlığı adlı eserinde, Osmanlı hanedanının, bir taraftan kut verilmiş aileye mensup olması diğer taraftan da halifeden beylik alametleri almasıyla çift taraflı olarak ait oldukları toplumu yönetme hakkını devletleri yıkılıncaya kadar ellerinde bulundurduklarına dikkat çeken Prof. Dr. Osman Kaşıkçı; "Bu husus öylesine kabul görmüştür ki Osmanlı hanedanının bu hakkının sorgulandığına dair elimizde kayda  değer bir bilgi bulunmamaktadır. Sadece Osmanlı Devleti’nin son zamanlarında Kureyşî olmadıkları için halifeliklerinin meşruluğu zaman zaman tartışma  konusu olmuştur" diyor.

Devlet başkanlığı denilence ilk akla gelenin yazılı bir anayasa olduğunu  dikkat çekiyor Prof Kaşıkçı ve diyor ki; "Çünkü devlet başkanının kim olacağı nasıl seçileceği hep anayasalarda belirlenir. 1876 tarihine kadar Osmanlı Devleti’nin yazılı bir anayasası yoktur. Yazılı bir anayasa olmamasına rağmen Osmanlı Devleti’nin 600 yıl nasıl devlet başkanı seçtiği ve ülkeyi yönettiği  dikkat çeken bir konudur. Bu durumda yazılı olmayan anayasa kurallarının devreye girdiği anlaşılmaktadır" 

Özetlersek, Osmanlı Devlet Başkanlığı, asırların  birikim ve  tecrübeleriylebüyüyen bir  sistemin adı. Her  sistemin ya da o  sistem üzerine bina edilen devletlerin bir ömrü vardır. Bu süreci kuruluş, yükseliş ve çöküş dönemleri ile yaşayan Osmanlı, 1299 tarihinde başladığı tarih  yolculuğunu 1923 yılında tamamlamıştır. Bu muhteşem zaman dilimine hükmeden bir devletin  sistemigünümüzde de  sosyal bilim  uzmanları ve hukukçuların  dikkatini çekmeye devam etmektedir.

Osmanlı’nın merkeziyetçiliği, anayasası ve kanunları üzerine bir sistem analizinin yapılması idare sisteminin gerçekçi değerlendirilmesi adına elzemdir. Bu noktada bugüne kadar ortaya konan eserler, ne yazık ki münferit padişah biyaografileri halinde ele alınmış ya da hamasi üslupların dışına çıkamamıştır.

Muasır devletlerle şekil itibariyle benzerlikler taşımasına rağmen Osmanlı idaresi ve yönetim biçimi, kendine has hususiyetleriyle oldukça farklıdır. Mesela en kestirme yoldan Osmanlıya teokratik bir devlet diyebilmeniz için teokrasinin anlamına yeniden göz atmanız; bu gibi genel ifadeleri Osmanlı’ya göre ayarlamanız gerekir. Çünkü o dünya üzerinde ama kendi özelinde eşi görülmemiş bir devlettir.  

OsmanlıAltı bölümden oluşan eser, Osmanlı Devlet’inin Şekli ve Meşruiyetini, Devlet Başkanı Olmak İçin Gerekli Şartları ve Devlet Başkanı Olma Yollarını, Devlet Başkanının Yetki ve Görevlerini, Devlet Başkanının Sorumluluğunu, Devlet Başkanına Karşı İşlenen Suçları, Devlet Başkanının Görevinin Sona Ermesini inceleyerek okurun istifadesine akademik bir dille sunuyor. 

Tarihi olayları analiz ederken yorum yerine bilgi vermeyi tercih eden bu akademik eserde bir çok soru da kendi doğallığı içerisinde cevap buluyor. Osmanlı Sultanları’nın sınırsız yetkilere sahip olup olmadığını, kanunların hazırlanmasındaki yetkilerini, Osmanlı Devleti’nin teokratik olup olmadığını, saltanat ve hilafet sisteminin İslâmî kaynaklara dayanıp dayanmadığını, hanedanın varisi olma şartının zaman içerisinde ne gibi değişiklikler geçirdiğini, kadınların neden hükümdar olamadığını, 36 Osmanlı hükümdarından 14’ünün hal edilme sebeplerini ve tüm olayların ardındaki nedenleri merak edenler için ‘Osmanlı Devlet Başkanlığı’ gerçekçi ve objektif bir Osmanlı değerlendirmesi sunuyor okuruna.. 

Esere göre, Osmanlı'da Devlet Başkanı olabilmek için gerekli şartlar şöyle sıralanıyor:

Osmanlı'da Devlet Başkanı Olmak İçin Gerekli Şartlar  

Saltanatlarda bir kişinin sultan olabilmesi için herhangi bir şart gerekmediği, sadece padişahın oğlu ya da ailesinden olmanın yeterli olduğu şeklinde yaygın bir kanaat vardır. Ancak yakından incelendiğinde meselenin bu kadar basit olmadığı görülür. Bu sebeple burada Osmanlı Devleti’nde saltanata varis olabilmek için ne gibi şartlar arandığını yakından incelememiz yerinde olacaktır.

A- Osmanlı Hanedanının Erkek Evladı Olmak

(...) Osmanlı tarihi boyunca padişahların kızları ve kızlardan dünyaya gelen oğulların padişahlığı gündeme gelmemiştir. Bu anlayışın hem eski Türk hem de İslam hukuku teori ve uygulamasına dayandığı söylenebilir. (..)

B- Akıllı Olmak

İslam hukukunda halife olabilmek için kişinin âkil (akıllı), bâliğ(ergen) ve reşit (ergin) olması gerekir. Bu hususlar eda (fiil) ehliyetinin şartlarıdır. Böyle bir ehliyet şartının aranmasının temelinde kişilerin kendileri için işlem yapmalarının uygun görülmediği durumlarda, devlet işlerinin kendilerine havale edilemeyeceği anlayışı yatmaktadır.
Dolayısıyla ehliyeti ortadan kaldıran hallerden birisine maruz kalmış bir kişinin de devlet başkanlığı söz konusu olamaz. Bu yüzden İslam hukukçularına göre akıllı olmayan kişinin devlet başkanı olması mümkün olmadığı gibi görevde iken akıl hastası olan kişinin de devlet başkanlığından indirilmesi gerekir. (...)

C- Duyu Organları Tam Olmak

İslam hukukçularına göre devlet başkanı olacak kişinin duyu organlarının tam ve vazife yapar vaziyette olması gerekir. Buna göre kulak, burun, göz ve dili yerinde olması gerektiği gibi sağırlık, dilsizlik ve körlük gibi bu organların vazife yapamaz durumda olmaları da devlet
başkanı olmaya engeldir. Ancak koku alma, tat alma ve hissetme duyusunun olmaması veya eksik olması halife olmaya engel değildir (...)

D- Bilgi ve Tecrübe Sahibi Olmak

 1-Şehzadelerin Eğitimi - 2) Şehzadelerin sancağa çıkması...

(Haber 7)

Kitapla ilgili teknik bilgiler ve internet üzerinden sipariş şartlarını görmek için bu linki kullanabilirsiniz



Arkadaşına Gönder   Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
  Toplam yorum 0   Onay bekleyen 0  


Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

  Bu kategorideki diğer haberler


Evde Risale-i Nur eğitiminin önemi nedir?

Kars'tan Karabağ'a Ermeni vahşeti

Osmanlı'da basılan ilk sözlük basılmıyor!
»  Ayşe Hür beklenen Tarih-1 kitabı
»  'Siyerin Gölgesinde' kitabı çıktı
»  Isparta Kahramanları
»  Ağabeyler Anlatıyor - 5
»  Taşların dilinden Peygamberlerden izler!
»  Musahabe kadim geleneğimizdendir
»  Müslüman bilginler dünyayı aydınlatmıştı
»  Türkiye’de ‘Siyasal İslam’ ve Siyasal İmkân
»  Fethullah Gülen'in Hukuk Serüveni
»  Said Halim Paşa’nın bilinmeyen bir risalesi
»  Ahmed Feyzi Kul (R. Nur’un Manevi Avukatı)
»  GÖKLERİN KAPILARI Uzayın Derinliklerine Seyahat
»  Kitaplarımı rafa koyarken hissettiklerimdir
»  Kızını eve geldiğinde cansız bulmuştu
»  Darbelerin meta-politiği
»  Medeniyetin Arka Sokakları Üzerine...
»  Endülüs sen neden önemlisin?!
»  Nurs Yolu
»  Prof. Ahmet Akgündüz'den dev bir eser daha...
»  Bediüzzaman'ın Denizli Hapishane Mektupları
»  Bu Kitap Çocuğunuz İçin
 
  ÇOK OKUNANLAR
  YAZARLAR

 
Prof. Dr. İsa YÜCEER
 
HZ. ÖMER’İN MÜSLÜMAN OLUŞU

 
Rüstem GARZANLI
 
Süt Şahane Gerisi Bahane

 
Sabri ALTUN
 
Baykuş’un Gözleri

 
İbrahim KAYGUSUZ
 
Mutezile ve akıl-nakil tartışmaları (I)

 
Fuat TÜRKER
 
Hayatımızın Bileği Taşı: Zorluklar

 
Alev Ayyıldız
 
Bir Harcanmışlığın Hazin Öyküsü

 
Mehmet Emin KUŞ
 
İbn-u Hazm

 
İsmail AKSOY
 
Senin için her gün “anneler günü” annem!

 
Prof. Dr. Musa Kazım YILMAZ
 
Zimmilere (Gayri Müslimlere) Tanınan Haklar

 
Altuğ ÖZTÜRK
 
Anneler Gününüz Kutlu Olsun

 
Ahmet TANYERİ
 
Ey Medine (Şiir)

 
İzzet OFLAS
 
EŞEĞİN İTİRAZI

 
Mustafa CİLASUN
 
Aşkın narı, ruhun arı, kalbin edeb-i melalidir!

 
Ali SİNOĞLU
 
DEPREMİN ACI İZLERİ

 
Necmi ÜNLÜ
 
Kötülüğe İyilik

 
İbrahim Akın
 
Kadrolu Din Adamı Olunmaz

 
Selçuk AKYÜZ
 
Işık

 
Mehmet Emin TOPRAK
 
Kurumlarımız Sayın Rektörümüzü Örnek Almalı

 
Sadık Yalsızuçanlar
 
Ben Kerbela’yım

 
Ahmet D. MİLASLI
 
Berzani Neden Ankara'ya Geldi?

 
Resul Yersiz
 
Bir Hayat Hikayesi

 
Ali Rıza BAYZAN
 
TASAVVUF’TA RÜYALAR

 
Celal KAPLAN
 
Bakma öyle, konuş!

 
Mehmet ÇALIŞKAN
 
GÜZEL DÜŞÜNMEK
 
 
 
İLETİŞİM
  BASINDAN SEÇMELER
  ÇOK YORUMLANANLAR
  KİTAP DÜNYASI
SON DEPREMLER
  ANKET
  GENÇ KALEMLER

 
Şüheda YAZAR
 
SEVGİ İSRAFI

 
Bilal Emre YİĞİN
 
KAN KUSAN ZAMANLAR

 
Zuhal KAYGUSUZ
 
Bahara Düşlerimi Vurdum

 
Sümeyye KAYA
 
Aşk'a Serenat

 
Rukiye YAŞİN
 
Yüreğimden Koparılan Çiçeğime

 
Besna YURTBAY
 
Sen Gideli

 
Özkan İDOĞ
 
OYSAKİ BEN SANA NEFSİ VAHDE-İ MÜTEKELLİM GİBİ GELDİM
  PİYASALAR
       
  1,8300   2,3270  
       
  56,936   93,9461  
 
 
RSS

Add to Google
Van AsyaNur'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz.  Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Van AsyaNur sorumlu tutulamaz. Tasarım & Programlama