Ağır ceza mahkemesi özel yetkili savcısı, Kılaçdaroğlu’nun, mahkemeye yönelik olarak Silivri’de sarf ettiği sözlere soruşturma açmak istemiş.
Kılıçdaroğlu ne demişti Silivri’de? “Silivri’de bir tiyatro oynanıyor. Benim o insanlara ‘yargıç’ demeye bile dilim varmıyor” demişti. Savcı da bu sözleri esas alarak, soruşturma açabilmek ve dokunulmazlığının kaldırılabilmesi için bir fezleke hazırlayıp Adalet Bakanlığına gönderdi. Bir haftadan beri kopan kıyamet bu fezlekeden dolayıdır.
Kılıçdaroğlu ve ekibi, şov üstüne şov yaparak fezlekeden korkmadıklarını ve gerekirse idama bile gidebileceklerini söyleyip duruyorlar. Sanki ilk kez bir fezleke düzenleniyor… Sanki haklarında başka fezlekeler yokmuş gibi…
Oysa asıl Sayın Kılıçdarğlu ve gerçek bir tiyatrocu gibi davranıyorlar. Meclis bahçesinde yürüyüşler yaparak tıpkı Cumartesi anneleri gibi sloganlar attılar ve güya mahkemeyi protesto ettiler. Ama Başbakan’ın 14 Ocak Cumartesi günü, CHP ve fezleke ile ilgili olarak yaptığı konuşma gerçekten çok manidardı; dedi ki: “Günlerdir bir fezleke düzenlendi diye kıyamet kopuyor. Oysa asıl dert kendi içindeki sıkıntıyı gidermek. Son derece abartılı biçimde ortalığı velveleye verdiler. Adeta fezlekeden kahraman çıkartma gayeti içindeler. Kusura bakmasınlar, şapkadan tavşan çıkar ama fezlekeden kahraman çıkmaz. TBMM'de ben dâhil birçok milletvekili için 622 adet fezleke var. Benimle ilgili 3 tane var. Sayın Baykal ile ilgili 3 fezleke var. Sayın Kılıçdaroğlu ile ilgili daha önce meclise gelmiş 13 fezleke var. Bunlar ucuz kahramanlık içindeler. 622 fezleke arasında bir fezlekeden darağacını telaffuz etmeye başladılar. Donkişot'un bile hayal dünyası bu kadar zengin değildi. Meclis başkanına toplu halde gidiyorlar. Silivri'de tiyatro yok. Silivri'de milletin hâkimleri, milletin adına sanıkları yargılıyor. İlla tiyatro görmek istiyorlarsa kendi parti grup toplantılarına baksınlar.”
Sayın Başbakan yerden göğe kadar haklı… Asıl tiyatroyu oynayanlar Kılıçdaroğlunun aklını karıştıranlardır. Eğer içlerinde aklı başında hukukçular bulunsaydı durumları bu kadar festivallik olmazdı. El âleme rezil oluyorlar haberleri yok. Sayın Kılıçdaroğlunun akıl hocaları, böyle şovlarla oylarının arttırabileceklerini sanıyorlar. Oysa Bediüzzaman’ın 1950’lerde haber verdiği gibi, Halk partisi bir daha tek başına bu milletin başına geçemeyecektir. Bunu hala anlamamışlar mı acaba? Dikkat edilirse Halk Partisinin iktidarı askeri darbelerden sonra gelen gri ortamlarda olmuştur; ama yine de tek başına değil…
Kılıçdaroğlunun asıl hayret verici sözü şu: “Neden 27 Nisan bildirisini kaleme alan Yaşar Büyükanıt’ı yargılamıyorlar? Belki bu sayede Dolma Bahçedeki konuşmayı öğrenmiş oluruz. Çünkü 27 Nisan bildirisi, AKP’yi yeniden iktidar yapmak için kaleme alınmıştı…”
Sayın Kılıçdaroğlu, madem 27 Nisan bildirisinin amacı hükümeti bir daha iktidar yapmaktı; neden parti olarak bu bildiriye karşı çıkmadınız, aksine orduyu haklı çıkaracak sözler sarf ettiniz? Evet, CHP AK Parti iktidarını hedef alan Genelkurmayın o bildirisini desteklemişti. Bildiri, Meclis'te cumhurbaşkanlığı seçimi yapıldığı gün, internet sitesinden gece yarısı yayımlanmıştı. Bir gün sonra CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen, Genelkurmay'ın tespitlerinin kendi tespitleriyle aynı olduğunu, askerin, ülkenin değerlerine sahip çıkmasının yadırganmaması gerektiğini söylemiş hatta: “Cumhuriyeti biz sokakta bulmadık” ifadesini bile kullanmıştı.
O zamanın CHP Genel Başkanı Deniz Baykal da, 29 Nisan'da düzenlediği basın toplantısında, askerin uyarı yapmak zorunda kaldığını belirtmiş ve mevcut tablonun sorumlusu olarak AK Parti'yi göstermişti. Deniz Baykal özetle: "Türkiye maalesef artık devlet kurumlarının tavır takınma ihtiyacını hissettiği, uyarı yapma gereğini duyduğu bir noktaya sürüklenmiştir. Buraya sürüklenişin sorumlusu olarak da iktidarı görüyorum." demişti.
Hey gidi günler hey… Beyler… Siz artık bu uzun mızrağı bu küçük çuvala sokamazsınız. Siz milleti sağır, kendinizi de çok akıllı mı sanıyorsunuz? Sizi insaflı olmaya ve başınızı iki avucunuz arasına alıp düşünmeye davet ediyorum.
Van AsyaNur'da
yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden
kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan
haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması
durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır.
Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait
yazılardan dolayı Van AsyaNur sorumlu tutulamaz.