Günün Haberleri   |   Giriş sayfam yap   |   Favorilere ekle   |   Künye   |   İletişim   |   Sitene haber ekle


 
Hava Durumu VAN
14 / 3
 
 
 
 
 
Afet ve Musibetlere Karşı Sabır
 Ali SİNOĞLU 13 Şubat 2012 Pazartesi  

  Dünyamıza bir göz gezdirdiğimizde, hemen hemen her yerde insanlar deprem, terör, savaş, hastalık ve ölüm gibi  çeşit çeşit  afet, bela ve musibetlerle iç içe yaşamaktadırlar. Özellikle son zamanlarda ülkemizde yaşanan terör ve deprem gibi olaylarda toplumumuzu ve insanlarımızı derinden etkileyen olaylarla karşılaşmaktayız. Bu imtihan dünyasında hiç kimsenin asude bir hayat yaşadığı vaki olmamıştır. Bu değişmez ezeli bir kanun olduğu için,i nsanın yaratılışından beri bu hal bu minval üzere devam edecek ve kıyamete kadar da böyle gidecektir. Yangın her zaman varlığını göstermiş ve o yangını söndürmeye çalışanlarda  büyük bir sabırla vazifelerini bihakkın yapmaya çalışmışlardır. Yüce Rabbimiz bir ayette mealen şöyle buyurmaktadır. "Andolsun biz sizi biraz korku,biraz açlık,birazda mallardan,canlardan ve ürünlerden eksiltme ile imtihan edeceğiz.Müjdele o sabredenleri!" Bakara suresi.2/155

    Bu dünya bir imtihan salonu olduğundan insanlar çeşitli şekillerde imtihana tabi tutulmaktadırlar. Efendimiz (a.s.m) bir hadisi şeriflerinde "Dünya dar-ül meşakkattir"  buyurarak dünyada rahat, huzur ve gerçek  saadetin olmadığını  vurgulamıştır. Örneğin,  bir insan çok zengin, varlıklı, makam ve mevki sahibi olabilir, binlerce insanlar etrafında dört dönerek hizmetinde bulunabilir. Fakat Cenab-ı Hak tarafından bir hastalık musallat olur, rahat ve huzuru bozulur. Tam aksine başka birisi de sağlıklı olur, bu da derdi maişetle muzdarip olduğundan rahat ve huzurlu yaşayamaz. Örneğini verdiğimiz bu iki insan türünün birazda olsa rahat ve huzurlu yaşayabilmesi için, Allah tarafından imtihana tabi tutulduklarının bilincinde olmaları ve sabır kuvvetine dayanarak bu imtihanı başarıyla vermeleri gerekir. Çünkü sabır,bir insanın başına gelen bela ve musibetlere feryad-ü figan etmeden dayanması, uğradığı afet ve musibetlerden  dolayı Allah'tan başkasına  arz-ı şikayet etmemesidir. Cenab-ı Hakk'ın biz kullarına emrettiği namaz,oruç,hac,zekat ve tefekkür gibi ibadetlerin dışında,hastalıklara ve musibetlere karşı sabır ve tahammül etmeninde ibadet olduğunu ve bu bakımdan başımıza gelen bela ve musibetlere sabır ve tahammül etmenin karşılıksız kalmayacağını müjdelemektedir.

   Sabreden bir kul necat ile müjdelenir, acı olduğundan nefse ağır gelir,lakin şifalı bir ilaç  gibi faydalıdır.Peygamber Efendimiz  (a.s.m) "Asıl sabır musibetin ilk anında olanıdır" Sabır o kadar güzel bir haslettir ki, birçok fazilet onun ile olgunlaşır. Sabrın önemini ifade eden birçok ayet ve hadis vardır. "Allah sabredenlerle beraberdir"   "Bakara suresi.2/153" Bir musibet ne kadar elim ve büyük olursa olsun,ayette de belirtildiği gibi  Allah o kuluyla beraberdir, o musibet hakikatte musibet sayılmamalıdır. Bir kul için bundan daha büyük bir izzet, şeref ve lütuf olabilir mi? Bediüzzaman Hazretleri de 23 Mektupta "Sabırsızlık ise Allah'tan şikayeti tazammun eder. Ve ef'alini tenkit ve rahmetini ittiham  ve hikmetini beğenmemek çıkar. Evet musibetin darbesine karşı şekva suretiyle elbette zaif ve aciz insan ağlar; fakat şekva ona olmalı, ondan olmamalı. Hz.Yakub(a.s)ın "Ben derdimi de ,üzüntümü de ancak Allah'a şikayet ederim" demesi gibi olmalı. Yani; Musibeti Allah'a şekva etmeli, yoksa Allah'ı insanlara şekva eder gibi, "Eyvah!Of!" deyip, "Ben ne ettim ki, bu başıma geldi" diyerek,aciz insanların rikkatini tahrik etmek zarardır, manasızdır. "Evet şikayetin en tehlikeli ciheti Cenab-ı Hakk'ı insanlara şikayet edip halini ve derdini onlara anlatmaktır. Yoksa dert ve kederini Allah'a arz etmek, O'na sığınmak, sabırlı olmamak değildir. Merhameti ve şefkati sonsuz olan Allah Celle Celaluhu, biz kullarının derdini arz etmesinden, niyaz ve duasından, havf ve recasından sonsuz derece memnun olur, kalbi kırık ve kederli bir kulun enin ve ağlamasını rahmetiyle karşılar, musibetzedelerin hassaten biz depremzedelerin ilticaları, samimi dua ve niyazlarını asla reddetmez. Hele kalbi kırık ve bağrı yanık bir felaketzedenin eninleri zaman olur ki, arş-ı aladaki meleklerin niyazlarından daha ziyade hüsn-ü kabule mazhar olur.

    Evet, Cenab-ı Hak  sevdiği bir kulunu bela ve musibetlerle imtihan eder, bazen de bir dert ve keder onun geçmiş günahlarının affına vesile olur. Bazı musibetler de kulu  kurb-u İlahiye mazhar eder. Cenab-ı Allah her kulun sabır ve teslimiyetine göre muamele eder ve ona göre mükafatlandırır. Sabır ve dikkatle hareket etmeyip, acele edenler amacına ulaşamazlar. İnsan birçok bela ve musibeti sabır ile aştığı gibi, meşru arzu ve isteklerine de ancak sabır ile nail olabilir.

Zira, Cenab-ı Hakk'ın inayet ve tevfiki sabırlı insanların üzerinedir.

Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
  Toplam yorum 3   Onay bekleyen 0  


Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.
 
Necmi ÜNLÜ
14 Şubat 2012 Salı 14:22
Van'lı kardeşlerimize Allah sabr-ı cemil ihsan eylesin, İmtihanı kazanan kullarından eylesin.Büyüklerin imtihanı da büyük olur. Selam ve dua ile..
Katılıyorum  Katılmıyorum  
%100
ADNAN
14 Şubat 2012 Salı 13:50
Allah cümle Van ve Ercişteki depremzede kardeşlerimize hem dayanma gücü ve hemde sabır versin.Tüm Türkiye halkı deprem dolayısıyla tek yürek olmuştu,temennimiz bu sıcaklığın devam etmesinden yanadır.Sanki unutuldunuz diye bir korku var içimde,İnşaallah yardımlar devam ediyordur.Sabrınız sonsuz olsun,Allah böylesi fekatlerle sizleri bir daha karşılaştırmasın.
Katılıyorum  Katılmıyorum  
%100
ALPEREN
14 Şubat 2012 Salı 00:46
Allah depremzede kardeşlerimize sabır versin,-25 derece soğuklara karşı sabretmenin mükafatının sınırsız olduğunu tahmin edebiliriz.Bu zor şartlarda hayatı devam ettirmenin elbette çok güç olduğunu tahmin etmek mümkün.Bizim dualarımız hep sizlerin bu kışı kazasız belasız atlatmanız içindir.Allah yar ve yardımcınız olsun.Baki selam ve muhabbetler...
Katılıyorum  Katılmıyorum  
%100

 Yazarın Diğer Yazıları
 
  ÇOK OKUNANLAR
  YAZARLAR

 
Prof. Dr. İsa YÜCEER
 
HZ. ÖMER’İN MÜSLÜMAN OLUŞU

 
Rüstem GARZANLI
 
Süt Şahane Gerisi Bahane

 
Sabri ALTUN
 
Baykuş’un Gözleri

 
İbrahim KAYGUSUZ
 
Mutezile ve akıl-nakil tartışmaları (I)

 
Fuat TÜRKER
 
Hayatımızın Bileği Taşı: Zorluklar

 
Alev Ayyıldız
 
Bir Harcanmışlığın Hazin Öyküsü

 
Mehmet Emin KUŞ
 
İbn-u Hazm

 
İsmail AKSOY
 
Senin için her gün “anneler günü” annem!

 
Prof. Dr. Musa Kazım YILMAZ
 
Zimmilere (Gayri Müslimlere) Tanınan Haklar

 
Altuğ ÖZTÜRK
 
Anneler Gününüz Kutlu Olsun

 
Ahmet TANYERİ
 
Ey Medine (Şiir)

 
İzzet OFLAS
 
EŞEĞİN İTİRAZI

 
Mustafa CİLASUN
 
Aşkın narı, ruhun arı, kalbin edeb-i melalidir!

 
Ali SİNOĞLU
 
DEPREMİN ACI İZLERİ

 
Necmi ÜNLÜ
 
Kötülüğe İyilik

 
İbrahim Akın
 
Kadrolu Din Adamı Olunmaz

 
Selçuk AKYÜZ
 
Işık

 
Mehmet Emin TOPRAK
 
Kurumlarımız Sayın Rektörümüzü Örnek Almalı

 
Sadık Yalsızuçanlar
 
Ben Kerbela’yım

 
Ahmet D. MİLASLI
 
Berzani Neden Ankara'ya Geldi?

 
Resul Yersiz
 
Bir Hayat Hikayesi

 
Ali Rıza BAYZAN
 
TASAVVUF’TA RÜYALAR

 
Celal KAPLAN
 
Bakma öyle, konuş!

 
Mehmet ÇALIŞKAN
 
GÜZEL DÜŞÜNMEK
 
 
 
İLETİŞİM
  BASINDAN SEÇMELER
  ÇOK YORUMLANANLAR
  KİTAP DÜNYASI
SON DEPREMLER
  ANKET
  GENÇ KALEMLER

 
Şüheda YAZAR
 
SEVGİ İSRAFI

 
Bilal Emre YİĞİN
 
KAN KUSAN ZAMANLAR

 
Zuhal KAYGUSUZ
 
Bahara Düşlerimi Vurdum

 
Sümeyye KAYA
 
Aşk'a Serenat

 
Rukiye YAŞİN
 
Yüreğimden Koparılan Çiçeğime

 
Besna YURTBAY
 
Sen Gideli

 
Özkan İDOĞ
 
OYSAKİ BEN SANA NEFSİ VAHDE-İ MÜTEKELLİM GİBİ GELDİM
  PİYASALAR
       
  1,8300   2,3270  
       
  56,936   93,9461  
 
 
RSS

Add to Google
Van AsyaNur'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz.  Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Van AsyaNur sorumlu tutulamaz. Tasarım & Programlama