Günün Haberleri   |   Giriş sayfam yap   |   Favorilere ekle   |   Künye   |   İletişim   |   Sitene haber ekle


 
Hava Durumu VAN
14 / 3
 
 
 
 
 
M. Kemal’in bütün rahatını kaçıran!
 Ali FERŞADOĞLU 31 Ocak 2012 Salı  
Kemalizm, toplumu dininden, inancından, ahlâkından, tarihinden, mânevî kültür birikiminden mahrum etti. Milletin “mânevî potansiyelinin bataryalarını boşalttı.” Bunu bizzat M. Kemal de itiraf eder. 
 
afersadoglu@hotmail.com fersadoglu@yeniasya.com.tr
1928 ya da 29 yılında, Yalova’daki “köşkü”nde M. Kemal’le başbaşa konuşur, ayrılırken, “Otur seninle bir şey konuşacağım” dediğini belirten Ünaydın, sohbetin gerisini şöyle anlatır:
“Ne diyeceğini bekliyordum. O, masanın üzerinde duran bir kitabı eliyle gösterdi; tarih felsefesiyle ilgili Fransızca bir kitaptı. ‘Bunu okudum, bütün rahatım kaçtı’ dedi. Ben telâşlandım; ‘Aman Paşam, nasıl bir kitap bu böyle, müsaadenizle göreyim’ diye kitaba uzanacak oldum, beni eliyle durdurdu: ‘Bırak şimdi. Kitap önemli değil, yazdıklarını sen de, ben de biliyoruz. Ama gözden kaçırdığım önemli bir problemi bana hatırlatmış oldu, derin derin düşünmeye başladım…’
“Bir süre sustu ve gökyüzü gibi gözleriyle yüzüme bakarak; ‘Yaptıklarımız tehlikede!’ dedi. Ben heyecanla sordum; ‘Hangi yaptıklarımız?’, ‘Cumhuriyet dahil, ne yapmışsak!’”
Ünaydın’ın “Aman Paşam, olamaz, her şey ilerlediğimizi gösteriyor, nasıl tehlikede olabilir?” diye övgülerine devam etmesi üzerine, M. Kemal’in söyledikleri, 89 yıllık Cumhuriyet döneminin yanlışını özetler: “Maddî potansiyelimiz yerinde ama mânevî potansiyelimizin bataryaları boş. Bir Alman düşünürü olan Ludwing Büchner, ‘mânevî boşlukları doldurulamamış, beslenmemiş milletlerin, hangi maddî düzeyde olursa olsun, bir gün çökeceğini ispatlar.”
Devamında, yazarın: “tarihten, zaferlerden, büyük adamlardan yoksun milletler, maddî imkânları yerinde de olsa, ciddî bir sallantıya dayanamazlar” tesbitini aktaran M. Kemal, şöyle der: “Birden bire düşündüm; ‘laikiz’ dedik, dinle ilişkimizi kestik. ‘Cumhuriyetiz’ dedik, rejimimizi tehlikeye düşürmemek için saltanat devrini kötüledik, kazanılmış büyük zaferleri bile bir kaç satırla geçiştirmeye başladık. Latin harfleri aldık, yeni kuşakları binlerce yıllık geçmişinin hazinesinden yoksun bıraktık…”
Peşinden de, “açılan mânevî çukurlar”ın bütün yapılanları tehlikeye düşürdüğünü belirtir.1
Bediüzzaman, milletin mağdur edileceğini, inkılaplar henüz tatbikat safhasına konmadan önce deşifre etmişti. Zafer havası altında, İslâm ordusunun Yunan’a galebesinden neş’e alan ehl-i imanın kuvvetli efkârı içinde, gayet müthiş bir zındıka fikrinin içine girmek ve bozmak ve zehirlendirmek için dessasane çalıştığını görür. Meclis’te neşrettiği on maddelik beyannâmede: “Bu inkılâb-ı azimin temel taşları sağlam gerek” diye ikaz eder. Kazanılan zaferin şükrü olarak, İslâm’ın esaslarına bağlı kalınması tavsiyesinde bulunur. Yüksek Meclis’in mânevî şahsiyetinin, saltanatı temsil ettiği gibi “hilâfeti” temsille milletin dinî-mânevî ihtiyacını karşılamasının önemi üzerinde durur. Aksi halde, “hârice karşı kazanılan zaferin, iyiliğin, dahildeki fenalıkla bozulacağını” bildirir.2
Bugün, hak ve hürriyetlerin gelişmesiyle, şahıslara dayalı ideolojiler ve düşünce sistemleri ölüyor. Laikliği dinsizlik anlamında uygulayan Kemalizm, son uzatmaları oynuyor. Kemalizm mağdurları ayağa kalkıyor. Fıtrata ters beşerî ideolojiler ya öldü, ya çöküşün eşiğinde veya büyük bir kriz içinde. Din ise, dimdik ayakta! İnsanlığın dine, maneviyata yönelişi büyük bir hız kazanmıştır. 21. Asrın, din, özellikle ‘İslâm asrı’ olacağını gösteren delillere, hergün yüzlercesi ekleniyor!
 

Dipnotlar: 1-Milliyet, 16 Kasım 1974.; 2-Lem’alar, YAN, Ocak 2005, s. 421.

YENİ ASYA

Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
  Toplam yorum 0   Onay bekleyen 0  


Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.
 

Bu yazı henüz yorumlanmamış...


 Yazarın Diğer Yazıları
 
  ÇOK OKUNANLAR
  YAZARLAR

 
Prof. Dr. İsa YÜCEER
 
HZ. ÖMER’İN MÜSLÜMAN OLUŞU

 
Rüstem GARZANLI
 
Süt Şahane Gerisi Bahane

 
Sabri ALTUN
 
Baykuş’un Gözleri

 
İbrahim KAYGUSUZ
 
Mutezile ve akıl-nakil tartışmaları (I)

 
Fuat TÜRKER
 
Hayatımızın Bileği Taşı: Zorluklar

 
Alev Ayyıldız
 
Bir Harcanmışlığın Hazin Öyküsü

 
Mehmet Emin KUŞ
 
İbn-u Hazm

 
İsmail AKSOY
 
Senin için her gün “anneler günü” annem!

 
Prof. Dr. Musa Kazım YILMAZ
 
Zimmilere (Gayri Müslimlere) Tanınan Haklar

 
Altuğ ÖZTÜRK
 
Anneler Gününüz Kutlu Olsun

 
Ahmet TANYERİ
 
Ey Medine (Şiir)

 
İzzet OFLAS
 
EŞEĞİN İTİRAZI

 
Mustafa CİLASUN
 
Aşkın narı, ruhun arı, kalbin edeb-i melalidir!

 
Ali SİNOĞLU
 
DEPREMİN ACI İZLERİ

 
Necmi ÜNLÜ
 
Kötülüğe İyilik

 
İbrahim Akın
 
Kadrolu Din Adamı Olunmaz

 
Selçuk AKYÜZ
 
Işık

 
Mehmet Emin TOPRAK
 
Kurumlarımız Sayın Rektörümüzü Örnek Almalı

 
Sadık Yalsızuçanlar
 
Ben Kerbela’yım

 
Ahmet D. MİLASLI
 
Berzani Neden Ankara'ya Geldi?

 
Resul Yersiz
 
Bir Hayat Hikayesi

 
Ali Rıza BAYZAN
 
TASAVVUF’TA RÜYALAR

 
Celal KAPLAN
 
Bakma öyle, konuş!

 
Mehmet ÇALIŞKAN
 
GÜZEL DÜŞÜNMEK
 
 
 
İLETİŞİM
  BASINDAN SEÇMELER
  ÇOK YORUMLANANLAR
  KİTAP DÜNYASI
SON DEPREMLER
  ANKET
  GENÇ KALEMLER

 
Şüheda YAZAR
 
SEVGİ İSRAFI

 
Bilal Emre YİĞİN
 
KAN KUSAN ZAMANLAR

 
Zuhal KAYGUSUZ
 
Bahara Düşlerimi Vurdum

 
Sümeyye KAYA
 
Aşk'a Serenat

 
Rukiye YAŞİN
 
Yüreğimden Koparılan Çiçeğime

 
Besna YURTBAY
 
Sen Gideli

 
Özkan İDOĞ
 
OYSAKİ BEN SANA NEFSİ VAHDE-İ MÜTEKELLİM GİBİ GELDİM
  PİYASALAR
       
  1,8300   2,3270  
       
  56,936   93,9461  
 
 
RSS

Add to Google
Van AsyaNur'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz.  Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Van AsyaNur sorumlu tutulamaz. Tasarım & Programlama