Günün Haberleri   |   Giriş sayfam yap   |   Favorilere ekle   |   Künye   |   İletişim   |   Sitene haber ekle


 
Hava Durumu VAN
14 / 3
 
 
 
 
 
Risale-i Nur’un dili
 Kazım GÜLEÇYÜZ 19 Şubat 2012 Pazar  

 Risale-i Nur’un İstanbul’da neşre başlaması hizmetinin öncü ve isimsiz kahramanlarından, beş yıl önce 5 Ocak’ta rahmet-i Rahman’a tevdî ettiğimiz Hakkı Yavuztürk, eserlerle ilk tanışmasını anlatırken şöyle diyor:


“Küçük Sözler, Gençlik Rehberi ve Haşir Risalesi’ni, Bediüzzaman Hazretlerini tanımadan önce, 1952 sonbaharında okumuştum. Önceleri pek birşey anlamamıştım. Dua kitabı telâkkîsiyle okuyordum. Bilâhare risale okuma toplantılarına gidip gelmeye başlayınca, bu eserlerin tefekkürle okunması lâzım geldiğini anladım. Böyle okudukça da, her geçen gün kendimde bir başkalık hisseder oldum. Çünkü eserlerde o zamana kadar duymadığım izah tarzları, hadiselere ve meselelere farklı bakış şekilleri vardı.”

 

(Yeri gelmişken, Yavuztürk’ü risalelerle tanıştıran ve hayli zamandır yoğun bakımda tedavi gören—Şule Yüksel Şenler’in ağabeyi—muhterem Üzeyir Şenler’e hayırlı şifalar diliyoruz.)

Yavuztürk’ün anlattığı serencam, eserlerle ilk tanışan herkesin ortak tecrübesini yansıtıyor.

Gerçekten, bu eserleri ilk okuyan herkes bir “anlama zorluğu” problemi yaşıyor. Çünkü kullanılan dil “ağır” geliyor. Ama ilk karşılaşmada pes etmeyerek sebatla okumaya devam etmek, kişiyi zaman içinde o dile aşina hale getiriyor.
Ve bu aşinalık güçlendikçe, o dilin şifreleri birer birer çözülerek, okuyanın dimağ ve kalbinde yeni ufuk ve pencereler açılıyor, daha önce hiç farkında bile olunmayan çok orijinal hakikatleri keşfetmenin manevî haz ve lezzeti yaşanıyor.

Eserlerin izahlı ve müzakereli okunduğu sohbet ortamlarına iştirak de bu süreci destekliyor.

 

Öte yandan, risalelerin Türkçe, Arapça, Farsça ve biraz da Kürtçe kelimelerden örülen orijinal dili, okuyanları öncelikle Kur’ân terminolojisine yaklaştırırken, aynı zamanda İslâm kültürünün en önemli ortak paydalarından birini inşa ediyor ve okuyanlarını yaklaşık bir asırdan beri dil devrimleri ile üzerinde çok oynanıp tahrip edilen hakikî Türkçe ile tekrar buluşturuyor.

Saff-ı evvel Nur talebelerinden Milaslı Halil İbrahim’in şu  ifadeleri bu mânâyı vurguluyor: 

 

“Şu devrede Türk lisanının sadmeler geçirmesine bakılırsa, Risale-i Nur Türkçede, lisan üzerinde de imam olacak, yani yarın halis Türkçe olan Risale-i Nur kesb-i imtiyaz edecek (ayrıcalık kazanacak)...” (Emirdağ Lâhikası, s. 181)

Bu dilin edebî boyutunu da, İslâm şairi Mehmet Âkif bir edipler meclisinde şöyle ifade ediyor:

 

“Victor Hugo’lar, Shakespeare’ler, Descartes’lar, edebiyatta ve felsefede Bediüzzaman’ın ancak bir talebesi olabilirler.” (Sözler, s. 1241)
Şiirdeki ustalığı ile “İkinci Âkif” olarak anılan büyük edip, mütefekkir ve gönül insanı Ali Ulvi Kurucu ise Önsöz’de şu ifadeleri kullanıyor:

“Üstad zevk inceliği, gönül hassasiyeti, fikir zenginliği ve hayal yüksekliği bakımından harikulâde denecek derecede edebî bir kudret ve melekeyi haizdir.” (Tarihçe-i Hayat, s. 38)

 

Bunlar, risalelerin ilk bakışta anlaşılmaz gibi görünse de, içine girildikçe gizemli bir cazibedarlık kazanan Kur’ânî dil ve üslûbundaki meziyetleri vurgulayan tesbitlerden sadece birkaçı.

 

Bilirkişi olarak eserleri inceleyip raporlar vermiş olan ceza hukuku profesörü Sulhi Dönmezer’in, “Kitapların Türkçesi bugünün gençlerinin anlayabileceği nitelikte değildir. İfadeler fevkalâde eskidir. Köylü vatandaşların bunları okuyup anlayabileceğini ise hiç sanmıyorum” dedikten sonra, “Bu bakımdan, yüz binlerce insanın bu kitaplara olan ilgisi benim daima hayretimi mucip olmuştur” (Necmeddin Şahiner, Aydınlar Konuşuyor, s. 268) ifadesiyle dile getirdiği şaşkınlığın izah ve cevabı bu tesbitlerde.

Birçok aydının “Dili eski, kimse anlamaz” dediği bu eserleri, okullu gençlerle tahsili olmayan köylülerin de dahil olduğu milyonlarca insanın on yıllardır anlayarak ve iştiyakla okumaya devam etmesi, sadeleştirme gibi çabaların abesiyet ve anlamsızlığını da açıkça gözler önüne seriyor.

YENİ ASYA

Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
  Toplam yorum 0   Onay bekleyen 0  


Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.
 

Bu yazı henüz yorumlanmamış...


 Yazarın Diğer Yazıları
 
  ÇOK OKUNANLAR
  YAZARLAR

 
Prof. Dr. İsa YÜCEER
 
HZ. ÖMER’İN MÜSLÜMAN OLUŞU

 
Rüstem GARZANLI
 
Süt Şahane Gerisi Bahane

 
Sabri ALTUN
 
Baykuş’un Gözleri

 
İbrahim KAYGUSUZ
 
Mutezile ve akıl-nakil tartışmaları (I)

 
Fuat TÜRKER
 
Hayatımızın Bileği Taşı: Zorluklar

 
Alev Ayyıldız
 
Bir Harcanmışlığın Hazin Öyküsü

 
Mehmet Emin KUŞ
 
İbn-u Hazm

 
İsmail AKSOY
 
Senin için her gün “anneler günü” annem!

 
Prof. Dr. Musa Kazım YILMAZ
 
Zimmilere (Gayri Müslimlere) Tanınan Haklar

 
Altuğ ÖZTÜRK
 
Anneler Gününüz Kutlu Olsun

 
Ahmet TANYERİ
 
Ey Medine (Şiir)

 
İzzet OFLAS
 
EŞEĞİN İTİRAZI

 
Mustafa CİLASUN
 
Aşkın narı, ruhun arı, kalbin edeb-i melalidir!

 
Ali SİNOĞLU
 
DEPREMİN ACI İZLERİ

 
Necmi ÜNLÜ
 
Kötülüğe İyilik

 
İbrahim Akın
 
Kadrolu Din Adamı Olunmaz

 
Selçuk AKYÜZ
 
Işık

 
Mehmet Emin TOPRAK
 
Kurumlarımız Sayın Rektörümüzü Örnek Almalı

 
Sadık Yalsızuçanlar
 
Ben Kerbela’yım

 
Ahmet D. MİLASLI
 
Berzani Neden Ankara'ya Geldi?

 
Resul Yersiz
 
Bir Hayat Hikayesi

 
Ali Rıza BAYZAN
 
TASAVVUF’TA RÜYALAR

 
Celal KAPLAN
 
Bakma öyle, konuş!

 
Mehmet ÇALIŞKAN
 
GÜZEL DÜŞÜNMEK
 
 
 
İLETİŞİM
  BASINDAN SEÇMELER
  ÇOK YORUMLANANLAR
  KİTAP DÜNYASI
SON DEPREMLER
  ANKET
  GENÇ KALEMLER

 
Şüheda YAZAR
 
SEVGİ İSRAFI

 
Bilal Emre YİĞİN
 
KAN KUSAN ZAMANLAR

 
Zuhal KAYGUSUZ
 
Bahara Düşlerimi Vurdum

 
Sümeyye KAYA
 
Aşk'a Serenat

 
Rukiye YAŞİN
 
Yüreğimden Koparılan Çiçeğime

 
Besna YURTBAY
 
Sen Gideli

 
Özkan İDOĞ
 
OYSAKİ BEN SANA NEFSİ VAHDE-İ MÜTEKELLİM GİBİ GELDİM
  PİYASALAR
       
  1,8300   2,3270  
       
  56,936   93,9461  
 
 
RSS

Add to Google
Van AsyaNur'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz.  Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Van AsyaNur sorumlu tutulamaz. Tasarım & Programlama