Günün Haberleri   |   Giriş sayfam yap   |   Favorilere ekle   |   Künye   |   İletişim   |   Sitene haber ekle


 
Hava Durumu VAN
14 / 3
 
 
 
 
 
Sinsi bir saldırı
 Sabri ALTUN 26 Ocak 2012 Perşembe  

"Yaratana isyan konusunda yaratılana itaat yoktur." Hasan-ı Basrî

Asırlar var ki, bazı sözler hükmünü yitirmez.
İslamiyet ki insaniyeti kübradır.
İnsanlık gerçek manasını orda bulmuştur.
Rububiyete muhattabiyetin yolu Allah'ı tüm isimleriyle tanımaktan (marifetullah) geçer.
Allah'ı tanımak Allah'a yapılan hakaretleri sineye çekmemeyi de getirir.
Ve yitik değerlerin niçin yitirildiğini düşünmeyen toplumlar her zaman "yitirmeye" mahkûmdur.
***
Oryantalizm nedir bilir misiniz?
Batı emperyalizminin doğu coğrafyasına sızma eylemi olarak tanımlanabilen (Ömer Baharoğlu) oryantalizm asırlar içerisinde farklı anlamlarıyla İslam âleminde boy göstermiştir.
Mesela bazen “İslam âlimi” kisvesi altında ciltlerle dolusu kitap yazılır, tek bir ayetin ya da bir İslam şiarının yanlış bir şekilde Müslümanlar arasında yanlış bir itikada sebep vermesine yol açma gayesi güdülürdü.
Hatta yıllar yılı bazı  casuslar İslam toplumlarına “İslami kişiliklere” girip sözde yüksek makamlara(!) çıkıp İslam'ı yozlaştırmak için sinsice yanlışlıklar yapıp İslam’ın beyinlerdeki imajını yıkmaya çalışırlardı.

Ama ne var ki o zamanlar bu tür tahribatlar o kadar hızlı etkisini göstermiyordu.
Belki uzun yüzyıllar süren bir uğraş sonucu İslam’ın dünya liderliği unvanını bu tür şeylerle almaya muvaffak oldular.
Ama sadece siyasal liderlikler kaybedildi.
Belki 19. ve 20. yüzyılda İslam âlemi parça parça edildi.
Belki maddeten İslam kaybetti.
Ama hiçbir zaman İslam’ın inanç temellerine günümüzdeki kadar alenen göz göre göre ve hatta sindire sindire saldırılmadı.
Hiçbir zaman oryantalizm ve casuslukların yüzyıllar boyu yapamadıkları
şeyi günümüzdeki kadar kolay bir şekilde ailemize çoluk çocuğumuza bu
kadar hızlı bir şekilde yerleştirilmedi.
***
Allah aşkına söyleyin:
Türk televizyonlarındaki dizileri takip ediyorsanız, bu dizilerde kullanılan birkaç tane isim zikredeceğim.
Acaba o isimlerin beyinlerde oluşan imajı nasıldır?

Gafur: Avrupa yakası dizisi…
Psikopat, elinde bıçakla dolaşan, kendisinden her türlü kötülük beklenebilen, cinsel sapkınlıklar sergileyen, özürlü giyinen, komşunun karısına göz dikmiş tipleme.

Burhan: Avrupa Yakası dizisi…
Psikopat, aptal, cinsel sapkınlıklar sergileyen, dedikoducu, salak tiplerden birinin adı.

Tacettin: Avrupa Yakası dizisi.
Şapşal, salak, beyinsiz, herkesin arkasından dalga geçtiği, kolay işletilebilen cahil karakterin adı…
Ayrıca "Sihirli Annem" dizisinde köpekleştirilmiş bir baba rolündeki köpeğin adı.

Aziz: Beyaz Gelincik dizisi…
Kadın pazarlayan, psikopat, katil, başkasının karısına göz dikmiş, aşağılık dizi karakterinin adı...

Kadir: En Son Babalar Duyar dizisi.
Sahtekâr, yalancı, para için her türlü dalavereyi çevirebilen başrol oyuncusu...

Amil: Hayat Bilgisi dizisi…
Aklı fikri para, sahtekâr, yalancı bir okul müdürünü canlandırmaktadır.

Mennan: Hayat Bilgisi dizisi…
Üçkâğıtçı, düzenbaz, uyanık, yalancı, ikiyüzlü okul hizmetlisinin adıdır.
***
Ey ehli hak! Ve ey ehli hamiyet!
Ey Müslüman’ım diyen Türk milleti!
Bu yazdıklarım Allah'ın direk isimleridir…
99 Esma-i Hüsna’dan en seçmelerindendirler.
Bunlarla dalga geçiyoruz yahu…
Farkında mıyız ki, bazı kelimeler vardır ki insan bilmeden  telaffuz ederse küfre girer.
Farkında mıyız ki, millet olarak Allah'tan uzaklaştırılıyoruz.
Farkında mıyız ki, çoluk çocuğumuz göz göre göre Allah'ın en güzel isimlerini yanlış algılıyorlar.

Hani yöremizde bir söz vardır: "Bizim Abuzer yüzün de Abuzer Gıffar'iyi de sevmez oldum."
Zira insan psikolojisinde böyle bir yaklaşım vardır.
Allah'ın adları zikredilirken,"Ya Gafur" dendiğinde hemen akılda o dizideki tip gelmeyecek mi?
Oysa Gafur demek, merhamette sınır tanımayan demektir.
Mennan: Çok ihsan eden, lütufta bulunan anlamına gelmektedir.
Ve hakeza…
Sakın bu isimlerin tesadüf olduğunu sanmayın.

"Yüzde 99'u Müslüman olan memleketimizde Müslüman kesimin zihninde dinî bir anlam ifade eden kutsal isimlerin tüm Türkiye'nin seyrettiği dizilerde küçük büyük herkesin beynine kötü imajlar kullanılarak gerçek manaları dışında kötü bir biçimde yerleştirilmektedir."

Son olarak şunu demek istiyorum: Lütfen bu alçakça oyuna gelmeyelim. Bu alçak dizileri her kes protesto etsin.
Ve devletimizden de şunu istiyoruz. Nasıl ki Türk büyüklerine yapılan hakaretlere fırsat verilmiyorsa, bu tür manevi değerlerimize yapılan saldırılara da aynı hassasiyeti gösterip bu tür filmleri yapanların incelemeye alsınlar.

Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
  Toplam yorum 1   Onay bekleyen 1  


Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.
 
Adem Ademoğlu
30 Ocak 2012 Pazartesi 16:31
Sayın Altun çok haklısınız ancak neden bu durma düştük onu anlamakta güçlük çekiyoruz neden mi? dengeler buzulunca neyin nered olacağı hiç bir zaman belli olmaz 1980 den sonra toplumun ve özellikle dindarları dengesi bozuldu,nasıl mı bir defa kimin ne için kimin yanıda olduğu belli değil herkesin aklşında siyaset ve siyasetçi var başka bir şey yok ,devletlülerimiz şöyle iyi şöyle dindar demekten başka çevremizi göremiyoruz ki:Eskidem Nurcular bu konuda çok hassas idiler maalesef gümnümüzde Nurcuları da değiştirip dönüştürünce böyle sizin bahsettiğiniz bir manzara ortaya çıktı bu da Ilımlı İslam safsatasının bir başarısıdır diye düşünüyorum herkes geldiği noktayı bir gözden geçirmesi gerekmez mi?
Katılıyorum  Katılmıyorum  
Puan verilmemiş

 Yazarın Diğer Yazıları
 
  ÇOK OKUNANLAR
  YAZARLAR

 
Prof. Dr. İsa YÜCEER
 
HZ. ÖMER’İN MÜSLÜMAN OLUŞU

 
Rüstem GARZANLI
 
Süt Şahane Gerisi Bahane

 
Sabri ALTUN
 
Baykuş’un Gözleri

 
İbrahim KAYGUSUZ
 
Mutezile ve akıl-nakil tartışmaları (I)

 
Fuat TÜRKER
 
Hayatımızın Bileği Taşı: Zorluklar

 
Alev Ayyıldız
 
Bir Harcanmışlığın Hazin Öyküsü

 
Mehmet Emin KUŞ
 
İbn-u Hazm

 
İsmail AKSOY
 
Senin için her gün “anneler günü” annem!

 
Prof. Dr. Musa Kazım YILMAZ
 
Zimmilere (Gayri Müslimlere) Tanınan Haklar

 
Altuğ ÖZTÜRK
 
Anneler Gününüz Kutlu Olsun

 
Ahmet TANYERİ
 
Ey Medine (Şiir)

 
İzzet OFLAS
 
EŞEĞİN İTİRAZI

 
Mustafa CİLASUN
 
Aşkın narı, ruhun arı, kalbin edeb-i melalidir!

 
Ali SİNOĞLU
 
DEPREMİN ACI İZLERİ

 
Necmi ÜNLÜ
 
Kötülüğe İyilik

 
İbrahim Akın
 
Kadrolu Din Adamı Olunmaz

 
Selçuk AKYÜZ
 
Işık

 
Mehmet Emin TOPRAK
 
Kurumlarımız Sayın Rektörümüzü Örnek Almalı

 
Sadık Yalsızuçanlar
 
Ben Kerbela’yım

 
Ahmet D. MİLASLI
 
Berzani Neden Ankara'ya Geldi?

 
Resul Yersiz
 
Bir Hayat Hikayesi

 
Ali Rıza BAYZAN
 
TASAVVUF’TA RÜYALAR

 
Celal KAPLAN
 
Bakma öyle, konuş!

 
Mehmet ÇALIŞKAN
 
GÜZEL DÜŞÜNMEK
 
 
 
İLETİŞİM
  BASINDAN SEÇMELER
  ÇOK YORUMLANANLAR
  KİTAP DÜNYASI
SON DEPREMLER
  ANKET
  GENÇ KALEMLER

 
Şüheda YAZAR
 
SEVGİ İSRAFI

 
Bilal Emre YİĞİN
 
KAN KUSAN ZAMANLAR

 
Zuhal KAYGUSUZ
 
Bahara Düşlerimi Vurdum

 
Sümeyye KAYA
 
Aşk'a Serenat

 
Rukiye YAŞİN
 
Yüreğimden Koparılan Çiçeğime

 
Besna YURTBAY
 
Sen Gideli

 
Özkan İDOĞ
 
OYSAKİ BEN SANA NEFSİ VAHDE-İ MÜTEKELLİM GİBİ GELDİM
  PİYASALAR
       
  1,8300   2,3270  
       
  56,936   93,9461  
 
 
RSS

Add to Google
Van AsyaNur'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz.  Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Van AsyaNur sorumlu tutulamaz. Tasarım & Programlama