Günün Haberleri   |   Giriş sayfam yap   |   Favorilere ekle   |   Künye   |   İletişim   |   Sitene haber ekle


 
Hava Durumu VAN
14 / 3
 
 
 
 
 
Urfa'nın yeni ve çağdaş çehresi
 Prof. Dr. Musa Kazım YILMAZ 28 Ocak 2012 Cumartesi  

Son zamanlarda Urfalıların yüzlerinde bir berraklık, çehrelerinde bir sadelik ve gönülleri cilalanmış gibi bir hal görülüyor. Bu müşahedenin sadece bana ait bir bakış açısı olduğunu sanıyordum; ama birçok arkadaşımla aynı kanaatleri paylaşınca şaşırmadım. Çünkü kentlerin çağdaş ve mamur yüzlerindeki ışıltı, oralarda yaşayanların yüzlerine ve gönüllerine de yansır. Gerçekten de, sokakları çöplerle dolu, caddeleri eğri-büğrü ve trafik sorunu çözüme kavuşturulamamış kentlerde yaşayan insanların yüzlerinde bu ışıltıyı göremezsiniz. O kentlerin sokaklarında dolaşan insanlarda, hayattan bezmiş bir çehre görürsünüz. Adeta hayata dair hiç bir emeli olamayan insanların kenti gibi… 

Elbette ki, insanların iç dünyalarına ait sıkıntıyı kolayca tespit etmek zordur; fakat bazen bir söz, bazen bir damla gözyaşı, bazen kaldırımlarda rastladığımız bir sigara izmariti, bazen de sokağa atılmış buruşuk bir mendil bize o kentin insanları hakkında birçok şeyi bir anda özetleyebilir. Zira kentteki nizamsızlık, kentte yaşayanların düzenlerini de bozuyor.

Bilenler bilir; birkaç yıl öncesine kadar Urfa, zelzeleden viran olmuş bir şehre benziyordu. Ya şimdi… Birkaç yıldır, temizlik, çevre yolları, alt-üst geçitler ve yeşil alan bakımından Urfa, kendisine rakip olabilecek kentleri geçti diyebilirim. Şu anda Urfa Gaziantep, Diyarbakır ve Mardin'den daha temiz ve daha çağdaş bir görünüme sahip… Hatta, şu sözüm mübalağa değil; Konyalı bir yakınım "Urfa Konya'dan daha temiz ve daha şirin bir şehir olmuştur" dedi. Evet, Son zamanlarda Urfa'yı ziyaret eden her kes kentteki sokakların temizliğini, berraklığını, eski şehrin saf, duru ve asil sülüetini görebiliyor.

Kısacası Urfa, artık eski Urfa değil… Kent içi yollarıyla, alt-üst geçitleriyle, çevre yolları ve hastaneleriyle yepyeni ve çağdaş bir çehreye kavuşmuş, kavuşuyor. Hastane demişken sağlık konusuna temas etmeden geçemeyeceğim. Malum;  "Her şeyin Başı Sağlık"… Evet, Sağlık her şeyin başında gelir. Bir memleketin valisinden tutunuz, ta sade vatandaşına kadar herkes bu özdeyişi bilir. Ama gelin görün ki, tüm kötü ve olumsuz örneklere rağmen sağılımıza gereken önemi vermiyoruz.

Türkiye'de iki konu var; her nedense herkes bu iki konuda konuşur ve kendini yetkili kabul eder. Birisi sağlık konuları, ötekisi de dini konulardır. Kuşkusuz toplum bu iki alışkanlığımızdan da zarar görüyor. Çünkü yanlış ve kulaktan dolma bilgilerle, en önemli iki konu hakkında (sağlık ve din) insanlara bilgi vermeye çalışıyoruz.  Sonra da bilmedikleri konularda bol keseden ahkâm kesenler işin erbabıyla karşılaştıklarında, "Ben doktor / hoca değilim ama bildiğim kadarıyla bu iş böyle" diyerek özrü kabahatinden büyük oluyor.
Urfa'da hatırı sayılır biçimde resmî ve özel hastaneler yapıldı. Ama yine de sağlık konusuna yeterince önem verdiğimiz söylenemez. Çünkü maalesef Urfa'da hastalanmak için birçok sebep vardır. Her şeyden önce Urfa'da genel olarak sağlık koşullara riayet edilmiyor, şöyle ki:

1) Fırınlar ve lokantalar, Özellikle merdiven altı iş yapan ucuz dönerciler yeterince denetlenmiyor. Orada çalışan elemanlar eldivensiz bir şekilde müşteriye ekmek veriyorlar. Üstelik hala ekmeği gazete kâğıtlarına sarıp müşteriye veren fırınlar vardır.

2) Kentin birçok semtinde gıdalar açıkta satılıyor ve satışı yapan esnafın çoğu eldiven kullanmıyor. Hatta bazı marketlerdeki kasaplar bile et verirken eldiven kullanmıyorlar.

3) Pazarda satılan ve dışarıdan getirilen yeşilliklerin (soğan, maydanoz, nane, hardal ve roka) kanalizasyon sularıyla sulanan arazilerde yetiştirildiği kuşkusu vardır. Çünkü bazıları fena kokuyor.

4) Urfa'da yoğurtların ve peynirlerin satıldığı dükkânlara bakan herkes ne kadar ciddi bir tehlike ile karşı karşıya olduğumuzu hemen fark edecektir.

Örnekler çoğaltılabilir, ama burada önemli olan kentin sağlıklı bir biçimde denetlenmesidir. Sağlık açısından denetlenmeyen bir kentin insanları, her zaman bulaşıcı hastalıklarla karşı karşıya kalabilirler.  Bu durum Urfa'nın çağdaş ve ışıltılı çehresine yakışmıyor.

İslam büyükleri ne güzel söylemişler!
* Eğer hayatta yaşama sevincine sahip olmak istersen sağlığına sahip çık.
* Eğer hayatta mutlu olmak istiyorsan manevi sağlığına (ahlakına) sahip çık.
* Eğer hayattan uzun bir süre zevk almak istiyorsan aklına sahip çık.
* Eğer bütün bunları birden istiyorsan o zaman dinine sahip çık.

Biz de diyoruz ki, eğer çağdaş ve mutlu bir kentin mutlu insanları olmak istiyorsak dinimize sahip çıkalım. Çünkü dinimizin amacı, ruhumuzu, aklımızı, bedenimizi ve dinimizi korumaktır. Temizlik imandandır ve kentin sağlıklı bir konuma kavuşması da, temizlik esaslarına riayet etmekle mümkündür.

Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
  Toplam yorum 1   Onay bekleyen 0  


Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.
 
***DİYARBAKIRLI***
30 Ocak 2012 Pazartesi 09:42
Sn Hocam! Önce, yazınızın başında: "... Şu anda Urfa'nın Gaziantep, Diyarbakır ve Mardin'den daha temiz ve daha çağdaş bir görünüme sahip olduğunu ve son zamanlarda Urfa'yı ziyaret eden her kes, kentteki sokakların temizliğini, berraklığını... görebiliyor." Demektesiniz. Ancak yazınızın sonunda da: "...sağlık konusuna yeterince önem verdiğimiz söylenemez. Çünkü maalesef Urfa'da hastalanmak için birçok sebep vardır. Her şeyden önce Urfa'da genel olarak sağlık koşullara riayet edilmiyor, şöyle ki: 1) Fırınlar ve lokantalar, Özellikle merdiven altı iş yapan ucuz dönerciler yeterince denetlenmiyor. Orada çalışan elemanlar eldivensiz bir şekilde müşteriye ekmek veriyorlar. Üstelik hala ekmeği gazete kâğıtlarına sarıp müşteriye veren fırınlar vardır. 2) Kentin birçok semtinde gıdalar açıkta satılıyor ve satışı yapan esnafın çoğu eldiven kullanmıyor. Hatta bazı marketlerdeki kasaplar bile et verirken eldiven kullanmıyorlar. 3) Pazarda satılan ve dışarıdan getirilen yeşilliklerin (soğan, maydanoz, nane, hardal ve roka) kanalizasyon sularıyla sulanan arazilerde yetiştirildiği kuşkusu vardır. Çünkü bazıları fena kokuyor. 4) Urfa'da yoğurtların ve peynirlerin satıldığı dükkânlara bakan herkes ne kadar ciddi bir tehlike ile karşı karşıya olduğumuzu hemen fark edecektir. Örnekler çoğaltılabilir, ama burada önemli olan kentin sağlıklı bir biçimde denetlenmesidir. Sağlık açısından denetlenmeyen bir kentin insanları, her zaman bulaşıcı hastalıklarla karşı karşıya kalabilirler. Bu durum Urfa'nın çağdaş ve ışıltılı çehresine yakışmıyor." Diyorsunuz. Sn. Hocam! Bir kere burada tezat var. Ayrıca, son zamanlarda Diyarbakır ve G.Antebin alt ve üst geçitlerini görmediniz herhakde, Mardin de sizin Memleketiniz, alt ve üst geçitlerin olamıyacağını iyi bilirsiniz. Bu nedenle, yazınızın başı ve sonunun çelişmemesi gerekir diye düşünüyorum. SAYGILARIMLA... ***D İ Y A R B A K I R L I***
Katılıyorum  Katılmıyorum  
Puan verilmemiş

 Yazarın Diğer Yazıları
 
  ÇOK OKUNANLAR
  YAZARLAR

 
Prof. Dr. İsa YÜCEER
 
HZ. ÖMER’İN MÜSLÜMAN OLUŞUNUN ANALİZİ-II

 
Ahmet TANYERİ
 
Her Uzvun Şükrü Vardır (Şiir)

 
Fuat TÜRKER
 
Allah Savaş Alevini Söndürür

 
Mehmet Emin KUŞ
 
Bu Ülke Kimsenin Çiftliği Değil

 
Sabri ALTUN
 
Ormanın Tarihi Yeniden Yazılıyor

 
Rüstem GARZANLI
 
Süt Şahane Gerisi Bahane

 
İbrahim KAYGUSUZ
 
Mutezile ve akıl-nakil tartışmaları (I)

 
İzzet OFLAS
 
EŞEĞİN İTİRAZI

 
İsmail AKSOY
 
Senin için her gün “anneler günü” annem!

 
Mustafa CİLASUN
 
Yürek pas tutar, ruh yas içinde an a bakar!

 
Alev Ayyıldız
 
Bir Harcanmışlığın Hazin Öyküsü

 
Prof. Dr. Musa Kazım YILMAZ
 
Zimmilere (Gayri Müslimlere) Tanınan Haklar

 
Altuğ ÖZTÜRK
 
Anneler Gününüz Kutlu Olsun

 
Ali SİNOĞLU
 
DEPREMİN ACI İZLERİ

 
Necmi ÜNLÜ
 
Kötülüğe İyilik

 
İbrahim Akın
 
Kadrolu Din Adamı Olunmaz

 
Selçuk AKYÜZ
 
Işık

 
Mehmet Emin TOPRAK
 
Kurumlarımız Sayın Rektörümüzü Örnek Almalı

 
Sadık Yalsızuçanlar
 
Ben Kerbela’yım

 
Ahmet D. MİLASLI
 
Berzani Neden Ankara'ya Geldi?

 
Resul Yersiz
 
Bir Hayat Hikayesi

 
Ali Rıza BAYZAN
 
TASAVVUF’TA RÜYALAR

 
Celal KAPLAN
 
Bakma öyle, konuş!

 
Mehmet ÇALIŞKAN
 
GÜZEL DÜŞÜNMEK
 
 
 
İLETİŞİM
  BASINDAN SEÇMELER
  ÇOK YORUMLANANLAR
  KİTAP DÜNYASI
SON DEPREMLER
  ANKET
  GENÇ KALEMLER

 
Şüheda YAZAR
 
SEVGİ İSRAFI

 
Bilal Emre YİĞİN
 
KAN KUSAN ZAMANLAR

 
Zuhal KAYGUSUZ
 
Bahara Düşlerimi Vurdum

 
Sümeyye KAYA
 
Aşk'a Serenat

 
Rukiye YAŞİN
 
Yüreğimden Koparılan Çiçeğime

 
Besna YURTBAY
 
Sen Gideli

 
Özkan İDOĞ
 
OYSAKİ BEN SANA NEFSİ VAHDE-İ MÜTEKELLİM GİBİ GELDİM
  PİYASALAR
       
  1,8310   2,3360  
       
  56,540   93,8319  
 
 
RSS

Add to Google
Van AsyaNur'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz.  Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Van AsyaNur sorumlu tutulamaz. Tasarım & Programlama