İnsan vücudu, kâinatın en mükemmel ve en karmaşık fabrikasıdır. Gün boyunca devamlı çalışan bu fabrikanın bakım ve dinlenmeye ihtiyacı vardır. Bu dinlenme, daha çok uyku ile mümkün olmaktadır.
Çok uyumak kadar, çok az uyumak veya hiç uyumamak da zararlıdır. Yemede, içmede, konuşmada, sohbette ve sair işlerimizde olduğu gibi, uykumuzda da aşırılıklardan uzak kalarak orta yolu seçmeliyiz.
Hayatımızın hemen hemen üçte biri uykuda geçmektedir. Hayatımızda bu kadar öneme sahip olan bu konuda dikkat etmemiz gerekmektedir. Peygamber Efendimiz, yatsı namazından önce uyumayı, yatsı namazından sonra da yatmayıp sohbet etmeyi hoş karşılamazdı.1 Ama günümüz insanı çeşitli sebeplerden, erken yatıp, erken kalkma prensibini uygulamamaktadır. Tabii, güzel prensiplerin sağladığı faydalardan da mahrum kalınmaktadır.2
Peygamber Efendimiz (a.s.m.)’in mütevazı yatağındaki sünneti, sağ yanına yatıp, sağ yanağını da sağ avucu içine alarak uyumaktı. Sağ tarafına uzanıp, yüzünü de sağ avucunun içine koyduktan sonra, uyuyuncaya kadar dua ve zikirle meşgul olur, günlük hayatının muhasebesini yapar, uykuya tefekkürle girerdi.
Bu sebepledir ki, uykuya yatacaklar, sağ tarafına yatıp sağ avuçları içine sağ yanaklarını alırlar, uyuyuncaya kadar da dua edip nefis muhasebesi yaparak, günlük sevap-günah kazancını düşünürlerse, sünnete uyan bir şekli adet edinmiş olurlar. Böylece, adetleri ibadet hükmüne geçer. Önce sağa yatmayı adet edinenler, sonra sola dönünce sünneti bozmuş olmazlar.
Arka üzeri yatmanın sağlıklı olmadığını bildiren bazı âlimler, yüzükoyun yatan bir adamı da Rasulullah’ın uyarıp o şekilde yatmasına müsaade etmediğin kaydederler.
Nitekim Yaiş b.Tıhfe isimli sahabe şöyle bir nakilde bulunuyor:
Babam şöyle dedi:
“ Bir gün mescitte yüzükoyun yattığımda birisi beni ayağıyla kımıldatıyor ve: Allah bu yatışı sevmez, diyordu. Baktım ki Rasulullah (s.a.v.) imiş.” 3
Yatmadan önce abdest alıp bildiği duaları okumayı tavsiye eden Ayşe validemiz şöyle demektedir:
“Nebi (S.A.V.) her gece yatağına geldiği zaman iki elini birleştirerek bunlara nefes etmeye başlayarak, İhlâs, Felak, Nass surelerini okurdu. (Ellerine üflerdi.) Sonra iki eliyle vücudundan eli yetiştiği yerleri sıvazlardı. Elleriyle başını, yüzünü, vücudunun ön kısmını mesh etmeye başlardı. ( Sonra vücudunun arka kısmını mesh ederdi ) Ve böyle okuyup üfleyerek vücudunu mesh etmeyi üç defa tekrar eder, sonra da uyurdu.” 4
Sünnet üzere yatmanın sağlık açısından birçok faydaları vardır. Fakat biz bunu Peygamber Efendimizin (s.a.v) sünneti niyetiyle yaparsak bu âdetimiz ibadet hükmüne geçecektir. Uyumak ve yatmadan da sevap kazanmış olacağız inşallah…
1-Buhâri, Mevâkıt, 13.
2-İ. ÜNAL, Görgü 92–93.
3-Riyazü’s –Sâlihin, 2; 209.
4-Tecrid, 11: 236
YATMADA SÜNNET- 2
İnsan yaratılışı gereği gündüz çalışmakta ve yorulmakta; gece ise dinlenmek için uyumaktadır. Bünyemiz gece uykusuna muhtaçtır. Kur’ân’da Cenâb-ı Hak, “Uykunuzu dinlenme vakti kıldık”1 âyetiyle bu nimete ve bu beşerî ihtiyaca işâret eder.
Günde en az sekiz saat uyuyan bir insan, ömrünün en az üçte birini uyku ile geçiriyor demektir. Ki, küçük bir rakam değildir. Hayatımızda böylesine önemli bir yere sahip olan uykuya sünnet-i seniyye gözetilerek girilirse, âdi bir hareketten ibâret olan uykumuza—inşaallah—ibâdet mahiyeti kazandırmamız mümkün olacaktır.
Yatma esnasında uymamız tavsiye edilen sünnet-i seniyyeler: Yatağa abdestli girmek, sağ yanı üzerine yatmak ve yatarken “eûzü-besmele” çekerek duâ okumaktır.
* Bera’ bin Âzib (ra) bildirmiştir: Peygamber Efendimiz (asm) buyurdu ki: “Yatağa vardığında önce namaz abdesti gibi abdest al. Sonra sağ tarafına uzan ve şu duâyı oku: ‘‘Allah’ım, nefsimi Sana teslim ettim. Yüzümü Sana çevirdim. İşimi Sana bıraktım. Sırtımı Sana dayadım. Senden hem rahmetini umuyorum, hem korkuyorum. Senden sığınacağım ve kurtuluş bulacağım yer, Senden başkası değildir. İndirdiğin kitabına inandım. Gönderdiğin Peygamberine îmân ettim. Eğer o gece ölecek olursan, İslâm fıtratı üzerine ölmüş olursun. Bu sözleri, yatarken söylediğin sözlerin sonuncusu kıl.”2
* Hazret-i Âişe (ra) bildirmiştir: Nebiyy-i Ekrem Efendimiz (asm) her gece yatağa girdiği zaman iki elini birleştirerek, İhlas,Felak ve -Nâs” sûrelerini okur ve ellerine nefes verirdi. Sonra iki eliyle vücudundan yetiştiği yerleri; başını, yüzünü, vücudunun önünü, arkasını sıvazlar ve mesh ederdi. Bunu üç defa tekrarlardı.”3
* Amr bin Hureys (ra) anlatmıştır: Resûlullah Efendimiz (asm) buyurdu ki: “Temiz ve abdestli olarak uyuyan kimse, gündüz nafile olarak oruç tutup, gece ibâdet yapan kimse gibidir.”4
* Ebû Hüreyre (ra) bildirmiştir: Resûl-i Ekrem (asm) şöyle buyurdu: “Sizden biriniz yatarken sağ tarafı üzerine yatsın. Sonra şu duâyı okusun: ‘Rabb’im, isminle yanımı yere koydum, adınla kaldıracağım. Eğer ruhumu alırsan, ona merhamet et. Eğer almazsan, iyi kullarını muhafaza ettiğin gibi muhafaza et.’5
* Huzeyfe (ra) bildirmiştir: Allah Resûlü (asm) gece yatağına girdiği vakit sağ elini yanağının altına koyardı. Sonra şu duâyı okurdu: “Allah’ım, isminle ölürüm, isminle dirilirim.’ Uyandığı vakit ise, ‘Hamd, bizi öldükten sonra dirilten Allah’a mahsustur. Son gidiş de ancak O’nadır.’)6
* Yine Peygamber Efendimiz (asm) yatarken “Âyet’el-Kürsî” okuyan kişi için, Allah’ın sabaha kadar bir muhafız görevlendirdiğini, onu tehlikelerden emin kıldığını ve ona şeytanın yaklaşamayacağını bildirmiştir.7
Görüldüğü gibi, uykuya girerken okunan duâların genelinde Allah’a sığınma, ölüm ve diriliş temaları işlenmiştir. Çünkü uyku ölümün küçük kardeşidir ve uyku halinde alıp verdiğimiz nefesler bilinç dışıdır. Bu duâlardan herhangi birini veya bir kaçını okuduğumuzda, Allah’a sığınmış oluruz.