Sonsuzluk şerbetinden seninle içmek isterdim Anne.
Varlığınla var olmak, yokluğunla yok olmak isterdim.
Hayatın zorlu yollarında seninle ilerlemek isterdim.
Savuracaksa hayat beni dört bir tarafa, ben seninle savrulmak isterdim.
Çıkacaksa önüme boyumdan büyük işler,seninle küçültmek isterdim işlerimi.
Şimdi küçücük dünyamda, küçücük kalbimle sensiz yaşamaya çalışıyorum.
Arkamda dayanağım olmadan, desteğini almadan ilerlemeye çalışıyorum.
Sevmeye çalışıyorum sensiz hayatı.
Okşuyorum merhamet ellerimle sevgiye hasret kalmış çiçekleri.
Zor da olsa gülüyorum.
Her güldüğümde acısa da kalbim ben sensizliğe inat gülümsüyorum.
Her sabah gözlerimi açtığımda yeni bir güne soğuk bedenimin parçası olan gözlerimden akıtıyorum seni...
Zor olsa da yeni bir güne sensiz başlamak; ben başarmaya çalışıyorum, kazanmaya çalışıyorum günümü.
Şimdi yüreğimden koparılan çiçeğimi yeniden bahşetseler bana, ilkbaharın bütün sevinciyle yeryüzüne gülümseyen güneş gibi gülümseyeceğim dünyaya...
Sensiz tutunmaya çalışıyorum hayatın iplerine.
Her dakika yüreğimden bir parça koparsa da hayat, ben senin yardımınla daha da sıkı tutunacağım hayatıma.
Her an hayat vereceksin bana.
Dokunmasam da ellerine, ben ellerinle hayattayım Anne.
Yol alacağım çiçeğimle geleceğime...
Yol alacağım annem ile sevgililer ülkesine... .